<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.3" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>tasavvufedebiyografi</title>
	<link>http://www.tasavvufedebiyografi.com</link>
	<description>Yusuf Turan Günaydın'ın Yeri</description>
	<pubDate>Thu, 25 Dec 2008 05:55:20 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.3</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>İBRAHİM AŞKÎ VE NECİP FAZIL</title>
		<link>http://www.tasavvufedebiyografi.com/ibrahim-aski-ve-necip-fazil.html</link>
		<comments>http://www.tasavvufedebiyografi.com/ibrahim-aski-ve-necip-fazil.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2008 05:55:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<category><![CDATA[İbrahim Aşkî]]></category>

		<category><![CDATA[Necip Fazıl Kısakürek]]></category>

		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>

		<category><![CDATA[Yeni Türk Edebiyatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tasavvufedebiyografi.com/ibrahim-aski-ve-necip-fazil.html</guid>
		<description><![CDATA[Yusuf Turan Günaydın
&#160;
 
İbrahim Aşkî Tanık [1874-1977], Necip Fazıl’ın Bahriye Mektebinde edebiyat hocasıdır. Necip Fazıl ondan O ve Ben ile Kafa Kâğıdı adlı eserlerinde söz eder ve sevip saygı duyduğu bu hocasını rahmetle anar.
 
Necip Fazıl, “Hocalarımızın en yaşlısı, derin ve irfan sahibi, ancak birkaç tanıdığı arasında maruf ve herkesçe meçhul hususi kıymet.” diyerek bahsettiği Aşkî’nin edebiyat, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Yusuf Turan Günaydın</font></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">İbrahim Aşkî Tanık [1874-1977], Necip Fazıl’ın Bahriye Mektebinde edebiyat hocasıdır. Necip Fazıl ondan O ve Ben ile Kafa Kâğıdı adlı eserlerinde söz eder ve sevip saygı duyduğu bu hocasını rahmetle anar.</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Necip Fazıl, “Hocalarımızın en yaşlısı, derin ve irfan sahibi, ancak birkaç tanıdığı arasında maruf ve herkesçe meçhul hususi kıymet.” diyerek bahsettiği Aşkî’nin edebiyat, felsefe, matematik ve fizik gibi ilim dallarında derin bilgi sahibi bir öğretmen olduğunu belirtir. Fakat Aşkî’yi Cumhuriyet dönemi edebiyat ve tasavvuf tarihi açısından daha ilgi çekici bir konuma oturtan yanı Necip Fazıl’a “isteklisi olduğu dünyadan, belki derme çatma, fakat ilk adresleri veren” bir öğretmen olmasıdır diyebiliriz. Hangi kitapları okuması gerektiğini öğretmenine soran Necip Fazıl, ondan “Ben getiririm.” cevabını alır ve getirdiği iki kitabı okur. Bunlar Sarı Abdullah Efendi’nin Semerâtü’l-Fuâd’ı ile Dîvân-ı Nakşî adlı iki eserdir. Bu iki eser de tasavvufîdir ve Necip Fazıl’ın “Tasavvufla, deri üstü deri bir satıh plânında da olsa ilk teması” böylece başlamış olur. Necip Fazıl ayrıca Aşkî’nin derslerde Fuzûlî’den sık sık dizeler okuduğunu ve “yaman buluşlara, nüktelere sahip” arif bir kişilik olduğunu söylemektedir. Kafa Kâğıdı’nda da benzer bilgiler veren Necip Fazıl ondan “İbrahim Aşkî… Bundan birkaç yıl önce belki 100 yaşlarında ve hiç ayrılmadığı Heybeliada’da ölen Tatar asıllı bu adam, dar bir muhitin tanıdığı ve kıymetler borsasının ismini kaydetmediği, “Şöhret âfettir” sırrına ermiş bir adam…” şeklinde söz eder.</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Böylece karşımıza tasavvufî birikimi de olan, hem müspet ilimler, hem de sosyal ilimler alanında çok iyi yetişmiş bir Aşkî portresi çıkar.</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Birtakım kaynaklar Aşkî’yi “Cumhuriyet dönemine gelinceye kadarki süreçte tenkide yönelen bazı isimlerden biri” olarak anar. Aşkî’nin bu alanda isminin anılması Fuzûlî Hakkında Bir İki Söz adlı eserine dayanıyor olmalıdır. Fakat bu eserin asıl önemi Aşkî’nin tasavvufa, özellikle tasavvufî edebiyatın önemli bir temsilcisi olarak gördüğü Fuzulî’ye ve Mevlevî şair Şeyh Galib’e dair görüşlerini bütün açıklığıyla ortaya koyuyor olmasıdır.</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><em>Fuzûlî Hakkında Bir İki Söz</em> dikkatle incelendiğinde Necip Fazıl’ın tasavvufî edebiyata dair ilk bilgi ve izlenimleri Aşkî’den devşirdiği sezilebilir. Eserlerine serpiştirdiği eski Türk edebiyatı veya tasavvufî Türk edebiyatına dair görüşlerinin köklerini bu eserde aramak hiç de yersiz olmayacaktır. Necip Fazıl’ın her zaman edebî değerlerini vurguladığı ve saygıyla andığı eski Türk edebiyatına ait isimler, hemen hemen Aşkî’nin Fuzulî’ye dair eserinde geçen isimlerdir. Dolayısıyla Necip Fazıl’ın Bahriye Mektebinde edebiyat hocası olan İbrahim Aşkî’den etkilendiği çok açıktır.</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Necip Fazıl’da ilk tasavvufa yönelişin -Necip Fazıl’ın deyimiyle ‘deri üstü deri bir satıh plânında da olsa ilk temas’ın- Abdülhakim Arvasî ile tanışmadan önce İbrahim Aşkî kanalıyla gerçekleştiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Hocasının okuması için verdiği tasavvufî eserlerin ona hem sanat hem de düşünce dünyası bakımından bir ufuk açtığı görülebilir. Belki Necip Fazıl, Arvasî’ye bu kanaldan ulaşmıştır da denebilir.</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Aşkî’nin düşünce dünyasına adını andığımız eseri aracılığıyla biraz daha yakından bakacak olursak onun Ehl-i Sünnet doğrultusundaki tasavvuf anlayışına sahip bir edebiyat öğretmeni olduğunu görürüz. Ehl-i Beyt muhabbeti ve bağlılığının Sünnî çerçevede yer aldığını, bunun bir Şîîlik sayılsa bile sakıncalı bir Şîîlik olmadığını; yalnız Hazret-i Ali’ye ilâhlık isnat eden veya onu peygamber kabul eden görüşlerin sakıncalı olabileceğini belirtir. Bu hususta söyledikleri ilgi çekicidir: Aslında ‘Hânedân-ı Nübüvvet’e bağlı olan ve aşırı muhabbet duyanlar hiçbir şekilde ‘firak-ı dâlle’den sayılmamalıdır. Ehl-i Beyt muhibbi çevrelerle Sünnî çevreler arasında tarih içinde “adâvet derecesinde bir burûdet” meydana gelmiştir, bunun sebebi de siyâsîdir. Bu ‘burûdet’, Ehl-i Beyt muhibbi olan Fuzûlî, Hâfız, Sâdî, İbnü’l-Fârız gibi din ulularının söz ve işlerine, hâl ve hareketlerine, nasîhat ve hikmetlerine tâbi olmakla ortadan kalkabilir.</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Hazret-i Muhammed’in adını andığında mutlaka salât cümlesini yazmaya özen gösteren Aşkî, tasavvuf önderlerinden hep saygı ve dua ifadeleriyle söz eder. Aşkî, müteşerrî bir tasavvuf anlayışına bağlı görünüyor.</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Tasavvufu İslâm dininin özü, gayesi ve meyvesi olarak gören Aşkî, ağırlıklı olarak Fuzûlî, Yavuz Sultan Selim ile Nesîmî, Şeyh Gâlib gibi son ikisi tamamen sûfî şairler kadrosunda yer alan şairlerden aldığı şiir örneklerini şerh ederek, edebî-tasavvufî bir çalışma ortaya koyar. Şiirleri tasavvufî bir anlayışla şerh ederek, edebî bir metne tasavvufî açıdan nasıl yaklaşılacağının somut örneğini verir. Bu da onun sufî meşrep bir edebiyat öğretmeni ve edebî birikime sahip bir düşünür olduğunu gösterir.</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Fuzûlî’nin tasavvufî yönüyle ilgili olarak Aşkî özellikle üç eserini öne alır. Bunlar Leylâ ve Mecnûn, Beng ü Bâde  ve Sâkî-nâme’dir. Aşkî’ye göre ilk eser ezelî güzellik ile ezelî aşk hikâyesidir ve mecâz sûretinde gerçekten söz eder. İkinci eser, ilâhî aşk ve ilâhî ilim üzere düzenlenmiştir. Bu sebeple âşık ve âlim olmayanlara hikmetsiz ve tatsız gelir.  Farsça Sâkî-nâme ise hakîkat ve mârifet yoluna sülûku, yâni Hak yolunda mesafe alıp Hakk’a ulaşmayı tarif eden bir eserdir.</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Özetlemeye çalıştığımız bu görüşleriyle Aşkî’nin Necip Fazıl’ın düşünce yapısı üzerindeki etkilerini ölçebiliriz. Öncelikle Necip Fazıl, Ehl-i Sünnet hassasiyetiyle Arvasî’den önce Aşkî aracılığıyla tanışmıştır. Yanı sıra Ehl-i Beyt sevgisini de yine Aşkî aracılığıyla güçlendirmiş; hatta İlim Beldesinin Kapısı Hazret-i Ali adlı eserinin ilhamını ondan almış olmalıdır. Necip Fazıl’ın Hz. Ali’yle ilgili eserinde dile getirdiği görüşleriyle Aşkî’nin burada özetle verdiğimiz Ehl-i Beyt hakkındaki görüşlerinin karşılaştırması bize bu hususta önemli ipuçları sağlayabilir gözüküyor. Bu bapta sadece Şiî (veya Alevî) ve Sünnî çevrelerin bir tür uzlaşmasını teklif eden Aşkî gibi Necip Fazıl’ın da eserinde benzer bir tavrı ortaya koyduğunu vurgulamakla yetinelim. Yine Aşkî’de rastladığımız tasavvufun dinin özü olduğu yolundaki görüşe öğrencisi Necip Fazıl’da da sıkça rastlanmaktadır. Necip Fazıl’ın Batı Tefekkürü ve İslâm Tasavvufu adlı eserinin tasavvufla ilgili bölümünün özünü neredeyse tümüyle bu görüş oluşturur. Necip Fazıl’ın bu hususta öncelikle Aşkî’nin derslerinden etkilendiğini düşünebiliriz. Aşkî’nin üzerinde durduğu konulardan biri de tasavvufun Yeni Eflatuncu anlayıştan ve İskenderiye Mektebinin ortaya koyduğu felsefeden ibâret olup olmadığı konusudur. Aşkî, tasavvufun menşei konusunda Rızâ Tevfik’in bu yolda söyledikleri sebebiyle genişçe durur. Sürekli gündemde olan bir konu olarak bu hususun o zamanlar da tartışılmış olması tabiîdir. Aşkî bu iddiaların kaynağının ‘bazı Avrupa ve Amerika filozoflarının ihtiyat ve ihtimal ifade eden mütalaaları’ olduğunu, ‘Türk mizacına, mü’min ve muvahhid inancına zıt olan bu bâtıl düşüncenin Rıza Tevfik tarafından üretilmediğini, bu düşüncenin, onun ancak gayrı meşru çocuğu olabileceğini’ söyler. Necip Fazıl’ın hocasıyla ortak yaklaşımlarından biri de bu alandadır. O da İslâm Tasavvufu’nda bu hususta benzer şeyler söyler. Ayrıca Necip Fazıl’ın din ulularına karşı takındığı edeb tavrını da Arvasî’den önce Aşkî’nin etkisiyle özümsediği söylenebilir.</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Hemen vurgulayalım ki, Arvasî’nin Necip Fazıl üzerindeki etkisi çok daha kalıcı ve köklü olmuştur elbette. Ama daha Arvasî ile tanışmadan önce de Necip Fazıl’ın tasavvufî bir birikime sahip olduğunu, Arvasî ile tanışmasından sonra aynı doğrultudaki bu iki kaynağın onun tasavvuf anlayışını biçimlendirdiğini de cesaretle söyleyebiliriz.</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Kısacası Necip Fazıl’ın düşünce dünyasının köklerine inebilmek ve tasavvufî yöneliminin sırlarına vakıf olabilmek için Abdülhakim Arvasî’nin yanı sıra İbrahim Aşkî’nin de gözden ırak tutulmaması gerektiğini, bu ismin Necip Fazıl’ın düşüncesinin yoğrulmasında önemli katkıları olduğunu vurgulamak istiyoruz.</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p><strong><font face="Times New Roman">Aşkî-Necip Fazıl İlişkisi Hakkında Kaynaklar<o:p></o:p></font></strong><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Necip Fazıl’ın yukarıda andığımız iki eserinin dışında biyografi kaynaklarında Aşkî’yi bulmak mümkün değildir. Aşkî hakkında ayrıntısız biyografik bilgi Fahri Çoker’in Deniz Harp Okulumuz 1773 (Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karargâh Basımevi, Ankara 1994, s. II-42-II-43) künyeli eserinde bulunuyor. Buradaki bir bilgi yanlışı ise Ali Birinci’nin Hürriyet ve İtilâf Fırkası adlı eserinde düzeltiliyor. Aşkî’nin düşüncelerini derlediğimiz (ve metnini yayına hazırladığımız) eseri ise Fuzûlî Hakkında Bir İki Söz (Ali Şükrî Matbaası, Dersaadet 1338/1922, 47 s.) künyeli Osmanlıca matbu bir risaledir. Aşkî’nin diğer eserleri içinse Eski Harfli Türkçe Basma Eserler Bibliyografyası (Arap, Ermeni ve Yunan Alfabeleriyle) 1584-1986 künyeli Millî Kütüphane yayını CD’ye bakılmalıdır. Aşkî’nin ‘Türk şiir eleştirisi tarihi’ açısından önemine dair bilgiye ise internet ortamında Can Siirt’in “Şiir Tenkidi Tarihine Kısa Bir Bakış I” başlıklı makalesinde rastladık</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">[Bu yazı <em>Hece</em> dergisi Ocak 2005, S. 97 (Necip Fazıl Kısakürek Ö. S.)&#8217;de yayınlanmıştır.]</font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tasavvufedebiyografi.com/ibrahim-aski-ve-necip-fazil.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>yunus ve mütercimleri</title>
		<link>http://www.tasavvufedebiyografi.com/yunus-ve-mutercimleri.html</link>
		<comments>http://www.tasavvufedebiyografi.com/yunus-ve-mutercimleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2008 19:26:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<category><![CDATA[Bibliyografya]]></category>

		<category><![CDATA[Çevrimyazı]]></category>

		<category><![CDATA[Divan]]></category>

		<category><![CDATA[Risaletü'n-Nushiyye]]></category>

		<category><![CDATA[Yunus Emre]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tasavvufedebiyografi.com/yunus-ve-mutercimleri.html</guid>
		<description><![CDATA[Yunus Emre Mütercimleri 1928-2005
 
-Biyo-Bibliyografik Bir Deneme-
 
Yusuf Turan Günaydın
 Yunus Emre’nin Dîvân ve Risâletü’n-Nushiyye adlı eserleri Türkçe olmakla birlikte günümüz okuyucusuna eski harfli metinler üzerinde yapılmış çevrimyazı çalışmalarıyla ulaştırılmıştır. Cumhuriyet dönemi boyunca sürekli ilgi gören Yunus Dîvânı yeni harflerle, neredeyse sayısını tam anlamıyla tespit etmek mümkün olamayacak kadar çok kez yayınlanmıştır. Yunus’un diğer eseri olan Risâletü’n-Nushiyye için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="margin: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-size: 24pt"><font face="Times New Roman">Yunus Emre Mütercimleri 1928-2005</font></span></h1>
<h1 style="margin: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-size: 24pt"><font face="Times New Roman"><o:p></o:p></font></span> </h1>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 24pt"><font face="Times New Roman">-Biyo-Bibliyografik Bir Deneme-</font></span></p>
<p><span style="font-size: 24pt"><font face="Times New Roman"><o:p></o:p></font></span> </p>
<h2 style="margin: 0cm 0cm 0pt"><font size="3" face="Times New Roman">Yusuf Turan Günaydın</font></h2>
<p><strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></strong><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Yunus Emre’nin <em>Dîvân</em> ve <em>Risâletü’n-Nushiyye</em> adlı eserleri Türkçe olmakla birlikte günümüz okuyucusuna eski harfli metinler üzerinde yapılmış çevrimyazı çalışmalarıyla ulaştırılmıştır. Cumhuriyet dönemi boyunca sürekli ilgi gören Yunus Dîvânı yeni harflerle, neredeyse sayısını tam anlamıyla tespit etmek mümkün olamayacak kadar çok kez yayınlanmıştır. Yunus’un diğer eseri olan <em>Risâletü’n-Nushiyye</em> için ise aynı durum söz konusu değildir.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Yunus Emre üzerine bibliyografik çalışmalar yapılmıştır.</font><a name="_ednref1" href="http://www.tasavvufedebiyografi.com/wp-admin/#_edn1"><span class="MsoEndnoteReference"><font face="Times New Roman">1</font></span></a><font face="Times New Roman"> Bu bibliyografyalar Yunus Emre’yle ilgili bütün yayınları (Yunus Divanı neşirleri, Yunus’la ilgili makaleler, kitaplar vd.) kapsar. Biz bibliyografyamızda sadece <em>Yunus Emre Divanı</em> ve <em>Risâletü’n-Nushiyye</em> çevrimyazılarına yer veriyoruz. “Çevrimyazı” olmadığına dair bir izlenim aldığımız Yunus neşirlerini ve Yunus’tan yapılmış seçmeleri bibliyografyaya dahil etmedik. Bu durumda özellikle Yunus Emre Divanının bütün neşirlerinin burada sunduğumuz listeyi çok çok aşacağı açıktır. Fakat bunların çoğu <em>çevrimyazı</em> Yunus Emre Divanlarını esas alarak yapılmış yayınlardır. Bir tür hazıra konma sayabileceğimiz bu tür çalışmaların çoğunu anmaya değmeyecektir. Ancak çocuk edebiyatı açısından bir anlam taşıyan neşirleri bunlardan ayırmak gerekir.</font><a name="_ednref2" href="http://www.tasavvufedebiyografi.com/wp-admin/#_edn2"><span class="MsoEndnoteReference"><font face="Times New Roman">2</font></span></a><o:p></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></p>
<h2 style="margin: 0cm 0cm 0pt"><font size="3" face="Times New Roman">İlk Yunus Neşirleri</font></h2>
<p><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Yunus Divanı’nın Cumhuriyet Türkiye’sinde ve yeni harflerle ilk neşri ne zaman yapılmıştır? 1928 sonlarından günümüze kadar yapılmış Yunus Divanı neşirlerine bir göz gezdirdiğimizde Burhan Toprak tarafında hazırlanan Yunus Divanı ilk neşir olarak gözükmektedir. Bu neşrin ilk baskısı 1933 tarihini taşır. Kaynaklar da Toprak neşrinin ilk neşir olduğunu doğrular.</font><a name="_ednref3" href="http://www.tasavvufedebiyografi.com/wp-admin/#_edn3"><span class="MsoEndnoteReference"><font face="Times New Roman">3</font></span></a><font face="Times New Roman"> Daha sonra Süleyman Tevfik Özzorluoğlu’nun 1937 tarihli neşri gelir. İsmail Nâzım Ergenel’in 1942 tarihli neşrini de ilk neşirlerden saymalıyız. Abdülbâki Gölpınarlı tarafından yapılan neşir ondan bir yıl sonradır. Birçok baskısı yapılan Gölpınarlı neşrinin tespit edebildiğimiz en eski basımı 1943 tarihlidir. Selâmi Münir Yurdatap’ın neşri ise 1944 tarihlidir. Böylece ilk Yunus Divanı neşirlerinin bunlar olduğunu söyleyebiliriz.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Yukarıda saydığımız neşirlerden bugüne kadar belli aralıklarla sürekli basılanı Gölpınarlı neşridir. Burhan Toprak neşrinin neden sürekli basılmadığı üzerinde düşünülebilir. Bir ilk neşir olmasının dezavantajlarını taşıması, Toprak’ın iki cilt olan ilk neşrini daha sonraki basımlarında tek cilde indirmesi gibi âmiller bunda etkili olmuş görünmektedir. Bu hususu 1953’te yapılan tek ciltlik neşre yazdığı sunuştan anlayabiliriz:<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">“<em>Türlü yazmalarda görülen bin iki yüz şiirden, ona ait olanlar -beklemekten yorulan kanaatımca- yüz elliyi bulmaz. (&#8230;) Birinci ve ikinci baskılarında; o kadar titizlikle seçtiğim üç yüz elli gazeli okurken; şimdi azap duyuyorum. İncilerin arasında ne kadar sahte inci! (&#8230;) Birinci baskıda bin iki yüzden üç yüz elliye indirdiğim gazelleri, yirmi yıl sonra, yarıdan daha aza indirmeğe mecbur oldum. Şüphe uyandıranı tereddütsüz karaladım.”</em><span class="MsoEndnoteReference"> <a name="_ednref4" href="http://www.tasavvufedebiyografi.com/wp-admin/#_edn4">4</a></span><o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Türkiye’de Yunus Divanının ilk neşrini yapan Burhan Toprak’ın bu ifadeleri, yaptığı neşirden bir türlü emin olamadığını güzelce anlatmaktadır. Bu sebeple hazırlayanın ölümünden sonra -tespitlerimize göre- son kez 5. baskısını 1972’de yapan bu neşir, uzun bir süre basılmamış, ancak 2004’te Eskişehir Odunpazarı Belediyesi tarafından<span>  </span>tekrar basılmıştır.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Günümüzde Mustafa Tatcı tarafından Yunus Divanının bütün yazma nüshaları karşılaştırılarak ve diğer Yunusların daha önceki Divan neşirlerine karışan şiirleri kesin bir biçimde ayıklanarak mükemmel bir neşri yapılmıştır ve artık Yunus Divanı denince bu neşri esas almak gerekmektedir.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">1928’de yapılan Harf Devriminden sonra Yunus Emre’nin Türkiye’de geniş kitlelerce tanınmaya başlandığı tarih 1933’ten hemen öncesidir diyebiliriz Bu durumda yeni harflerin kabulünden hemen hemen 5 yıl sonra ilk Yunus Divanı neşri yapılmış olmaktadır. Tespitlerimize göre Mevlânâ’dan yapılan tercümelerin yeni harfli basımları da aynı tarihlerde başlamıştır; Mesnevî’den yapılmış ve yeni harflerle basılmış ilk tercüme (bir seçme) 1934’te basılmıştır.</font><a name="_ednref5" href="http://www.tasavvufedebiyografi.com/wp-admin/#_edn5"><span class="MsoEndnoteReference"><font face="Times New Roman">5</font></span></a><o:p></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">1928’den 2005’e kadar yapılmış Yunus Emre neşirlerini gözden geçirerek hazırladığımız bu çalışma, daha önce de vurguladığımız gibi sadece çevrimyazı olduğu konusunda kesin veya kesine yakın bir izlenim aldığımız eserleri kapsamakta ve hazırlayanların kısa biyografilerini de içermektedir. Biyografisi konusunda bir bilgi bulamadığımız mütercimler de olmuştur.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><strong><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Bibliyografya<o:p></o:p></font></span></strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">AÇIKGÖZ, Mehmet (…):<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Çevrimyazı:<o:p></o:p></font></span><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 12pt">Yunus Emre ve Şiirleri</span></em><span style="font-size: 12pt">, Yunus Emre [1240/41?-1320-21?], Üçdal Neşriyat, İstanbul, 1982, 592 s. (Osm.dan).<o:p></o:p></span></font><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">BAKIRCIOĞLU, N. Ziya (…):<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Çevrimyazı:<o:p></o:p></font></span><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 12pt">Yunus Emre Divanı</span></em><span style="font-size: 12pt">, Yunus Emre,<span>  </span>Ötüken Neşriyat, İstanbul 1981, 491 s. (Osm.dan).<o:p></o:p></span></font><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoBodyText"><font face="Times New Roman">BURSALI, Mustafa Necati (Alaca/Kavak, 1941): Yazar. İstanbul’da Abdurrahman Gürses [ö.1999], A. Şeref Güzelyazıcı [1904-1978] ve Mahir İz [1895-1974] gibi hocalardan dersler aldı. Hat sanatıyla meşgul olarak hattat Hâmid Aytaç [1891-1892]’tan icazet aldı. İmam-hatiplikten emekli oldu (1988).</font></p>
<p><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Çevrimyazı&amp;Sadeleştirme:<o:p></o:p></font></span><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 12pt">Yunus Divanı: Yunus Emre Hayatı ve Bütün Şiirleri, </span></em><span style="font-size: 12pt">Yunus Emre, Çile y., İstanbul, 1980, 352 s. (Osm.dan)<o:p></o:p></span></font><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Şiirlerin sadeleştirilmiş ve düzyazıya çevrilmiş biçimleriyle birlikte.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoBodyText"><font face="Times New Roman">ÇİÇEKLİ, Ali (Elbistan, 1932): Eğitimci, yazar. Düziçi Köy Enstitüsü, Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat bölümü ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü mezunu. </font></p>
<p><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Çevrimyazı:<o:p></o:p></font></span><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 12pt">Dîvan ve Risalat al-Nushiyya’dan Seçmeler, </span></em><span style="font-size: 12pt">Yunus Emre, İstanbul, 1971, 175 s. (Osm.dan).<o:p></o:p></span></font><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">EĞİLMEZ, Rıdvanoğlu Ahmet (…):<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Çevrimyazı-Sadeleştirme:<o:p></o:p></font></span><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 12pt">Risâletü’n-Nushiyye / Yunus Emre Hayatı ve Açıklamalı</span></em><span style="font-size: 12pt">,<em> </em>Yunus Emre, Erhan y., İstanbul 2003, 264 s. (Osm.dan).<o:p></o:p></span></font><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">ERGENEL, İsmail Nâzım (&#8230;):<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Çevrimyazı:<o:p></o:p></font></span><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 12pt">Yunus Emre Divanı, </span></em><span style="font-size: 12pt">Yunus Emre, Ülkü B.evi, İstanbul, 1942, 48 s. (Osm.dan).<o:p></o:p></span></font><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">EYUBOĞLU, Sabahattin (1908-1973): Yazar ve mütercim.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Çevrimyazı:<o:p></o:p></font></span><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 12pt">Yunus Emre</span></em><span style="font-size: 12pt">, Cem y., İstanbul 1985, 358 s.<o:p></o:p></span></font><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">GÖLPINARLI, Abdülbâki (1900-1982): Prof. Dr. Tasavvuf ve edebiyat tarihçisi. İstanbul Ü. Edebiyat F. mezunu (1930). Ankara Ü. DTCF’nde Farsça okutmanlığı<span>  </span>ve Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde metinler şerhi alanında öğretim üyeliği yaptı. Daha sonra İstanbul Ü. Edebiyat F.’nde İslâm-Türk Tasavvuf Tarihi ve Edebiyatı dersleri verdi.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">1. <em>Yunus Emre Divanı/Metinler, Sözlük, </em>Açıklama I-II, Yunus Emre, Ahmet Halit K.evi y., İstanbul, 1943; 1948, 831 s. Diğer basımlar: Yunus<em> Emre/Hayatı ve Bütün Şiirleri,</em> Altın Kitaplar y., İstanbul, 1975, 511 s.; 4. b.: 1981, 567 s.; 5. b.: 1983; 6. b.: 1991, 566 s. (Osm.dan).<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><em><font face="Times New Roman">Hakkında:<o:p></o:p></font></em></span><font size="2"><font face="Times New Roman">S. N. Özerdim, “Yunus Emre Divanı”, <em>Ülkü</em>, 1948, 24/24.<span style="font-size: 12pt"><o:p></o:p></span></font></font><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">2. <em>Risâlat al-Nushiyya ve Divan, </em>Yunus Emre, Eskişehir Turizm ve Tanıtım Derneği y., İstanbul, 1965, LIII+3101+417 s.&amp;Tıpkıbasım (Osm.dan).<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoBodyText"><font face="Times New Roman">GÜNAY, Umay (Erdek, 1943):</font></p>
<p><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 12pt">Risâletü’n-Nushiyye, </span></em><span style="font-size: 12pt">Yunus Emre, TDV y., Ankara, 1994, 198 s. (Osm.dan; Osman Horata ile).<o:p></o:p></span></font><em><font size="2"><font face="Times New Roman">Hakkında:<o:p></o:p></font></font></em></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font size="2" face="Times New Roman">Mehmet Akın, “Öğüt Veren Kitap”, <em>İzlenim, </em>Yıl: 2, Ocak, 1995, 17/74.</font></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font size="2" face="Times New Roman">Değini: <em>Yedi İklim, </em>c. VIII, Mart 1995, 60/75-76.</font></p>
<p><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">HEYET:<o:p></o:p></font></span><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 12pt">Yunus Emre Divanı</span></em><span style="font-size: 12pt">, Yunus Emre, Dergâh y., İstanbul 1979, 491 s. (Osm.dan).<o:p></o:p></span></font><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">HORATA, Osman (Denizli, 1961): Prof. Dr. Selçuk Ü., Fen-Edebiyat F., Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu (1983). Hacettepe Ü. SBE Eski Türk Edebiyatı anabilim dalında YL (1986), aynı bölümde doktora (1990) yaptı.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Çevrimyazı:<o:p></o:p></font></span><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 12pt">Risâletü’n-Nushiyye, </span></em><span style="font-size: 12pt">Yunus Emre, TDV y., Ankara, 1994, 198 s. (Osm.dan; Umay Günay ile).<o:p></o:p></span></font><em><font size="2"><font face="Times New Roman">Hakkında:<o:p></o:p></font></font></em></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font size="2" face="Times New Roman">Mehmet Akın, “Öğüt Veren Kitap”, <em>İzlenim, </em>Yıl: 2, Ocak, 1995, 17/74.</font></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font size="2" face="Times New Roman">Değini: <em>Yedi İklim, </em>c. VIII, Mart 1995, 60/75-76.</font></p>
<p><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="text-transform: uppercase"><font face="Times New Roman">Hüseyin Arif (&#8230;):<o:p></o:p></font></span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoBodyText"><font face="Times New Roman">Çevrimyazı:</font></p>
<p><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 12pt">Yunus Emre/Hayatı ve Şiirleri, </span></em><span style="font-size: 12pt">Yûnus Emre, Esma y., İstanbul, t.siz, 380+177 s. &amp; Tıpkıbasım. Diğer basım: Esma y., İstanbul, t.siz, 531 s.; H. Mustafa Varlı ile. (Osm.dan).<o:p></o:p></span></font><strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></strong><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">İLÂYDIN, Hikmet (1914-1971): Yazar. İÜ Edebiyat F. Türkoloji bölümü (1936) ve Yüksek Öğretmen Okulunu bitirdi.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Sadeleştirme&amp;Uyarlama:<o:p></o:p></font></span><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 12pt">Yunus Şiirinden Günümüze Yaklaştırmalar/Korkma Ebedî Varsın&#8230;</span></em><span style="font-size: 12pt">, Yunus Emre, <em><span> </span></em>Yay. hzl.: Nihal İlâydın [?], Akçağ y., 2. b., Ankara, 1998, 395 s.<o:p></o:p></span></font><em><font size="2"><font face="Times New Roman">Hakkında:<o:p></o:p></font></font></em></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font size="2" face="Times New Roman">Mustafa Şerif Onaran, “Yunus İlahisinin Şiirsel Yorumu/İçimizdeki Öbür Kişi”, <em>Virgül, </em>Nisan 1999, 18/2-4; Onaran, “Yunus Emre’nin Güncel Önemi”,<em> Virgül</em>, Mart 2001, 39/58-61</font></p>
<p><strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></strong><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">NACİ KASIM [AÇIKEL] (1884-1963):<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Çevrimyazı:<o:p></o:p></font></span><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 12pt">Tam ve Tekmil Yunus Emre Divanı</span></em><span style="font-size: 12pt">, Yunus Emre, İstanbul Maarif Kitaphanesi y., İstanbul 1965, 1967, 1979,<span>  </span>368 s. (Osm.dan).<o:p></o:p></span></font><strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></strong><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">ÖZKAN, Senail (&#8230;):<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Tercüme:<o:p></o:p></font></span><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 12pt">Yunus Emre ile Yollarda, </span></em><span style="font-size: 12pt">Schimmel, Ötüken Neşr., İstanbul, 1999, 80 s. (Alm.dan: ?).<o:p></o:p></span></font><em><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Hakkında:<o:p></o:p></font></span></em><font size="2"><font face="Times New Roman">Hasan Afşın Can, “İlm-i Tasavvuf/Tasavvuf Târîhine Dâir Eserler”, <em>Özlenen Fark, </em>Yıl: IV, Ocak 2000, 42/38.<span style="font-size: 12pt"><o:p></o:p></span></font></font><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">ÖZTELLİ, Hüseyin Cahit (1910-1978): Folklor araştırmacısı. Ankara Ü. DTCF. Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu (1939). Millî Eğitim Bakanlığı Folklor Enstitüsü müdürlüğü yaptı.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Çevrimyazı:<o:p></o:p></font></span><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 12pt">Bütün Şiirleri,</span></em><span style="font-size: 12pt"> Yunus Emre, Milliyet y., İstanbul, 1971, LXXIV+400 s.; 2. b.: 1984, 399 s.; Özgür y., 3. b., İstanbul, 1986; 4. b.: 1992, 399 s. (Osm.dan).<o:p></o:p></span></font><strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></strong><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">ÖZZORLUOĞLU, Süleyman Tevfik (1860-1939): Gazeteci, yazar. Özel dersler alarak yetişti ve Arapça, Fransızca, Farsça, İtalyanca öğrendi. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Sadeleştirme:<o:p></o:p></font></span><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 12pt">Yunus Emre Divanı, </span></em><span style="font-size: 12pt">Yunus Emre,<span>  </span>İkbal K.evi y., İstanbul, 1937, 159 s. (Osm.dan).<o:p></o:p></span></font><strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></strong><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">SELÇUK, Hayri (…):<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Çevrimyazı:<o:p></o:p></font></span><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 12pt">Yunus Divanı/Bütün Şiirleri</span></em><span style="font-size: 12pt">, Yunus Emre, Üçdal Neşr., 2. b., İstanbul 1979, 350 s. (Osm.dan).<o:p></o:p></span></font><strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></strong><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">SERTOĞLU, Murat (1911-1989): Gazeteci, yazar, romancı. Yayınladığı pehlivan tefrikaları geniş ilgi gördü.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Çevrimyazı&amp;Şerh:<o:p></o:p></font></span><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 12pt">Türk Halk Şiirinin En Büyük Ustası Şerhli Yunus Emre/Hayatı ve Divanı, </span></em><span style="font-size: 12pt">Yunus Emre, Sağlam y., İstanbul, t.siz, 380 s. (Osm.dan).<o:p></o:p></span></font><strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></strong><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">SUBAŞI, Yusuf (…):<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Çevrimyazı:<em><o:p></o:p></em></font></span><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 12pt">Yunus Emre Divanı ve Risâletü’n-Nushiyye</span></em><span style="font-size: 12pt">, Yunus Emre, Hisar Y.evi, İstanbul, 1983, 317 s. (Osm.dan).<o:p></o:p></span></font><strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></strong><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">TATCI, Mustafa (Denizli/Kızılcabölük, 1961): Uludağ Ü. Necatibey Eğitim F. TDE bölümü mezunu (1984). GÜ Eğitim F. TDE bölümü öğretim üyesi.<o:p></o:p></font></span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoBodyText"><font face="Times New Roman">Çevrimyazı:</font></p>
<p><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">1. <em>Yunus Emre Divanı II/Metin</em>, Yunus Emre, KB y., Ankara 1990, 489 s. Diğer basımlar: MEB y., 1. b., İstanbul 1997, 818 s.; Akçağ y., 1. b., Ankara, 1991, 273 s.; 2. b.: 1998, 554 s. (Osm.dan).<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><em><font face="Times New Roman">Hakkında:<o:p></o:p></font></em></span><font size="2"><font face="Times New Roman">Hasan Afşın Can, “Yunus Emre Divanı”, <em>Özlenen Fark, </em>Yıl: III, Kasım-Aralık 1998, 28-29/36; Musa Yıldız, “Yûnus Emre Külliyâtı”, <em>Nüsha</em>, Yıl: V, Kış 2005, 16/143-144.<span style="font-size: 12pt"><o:p></o:p></span></font></font><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">2. <em>Yunus Emre Divanı III/Risâletü’n-Nushiyye-Tenkitli Metin, </em>Yunus Emre, KB y., 1. b., Ankara 1991, 145 s. Diğer basım: MEB y., İstanbul, 1997, 267 s. (Osm.dan).<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">3. <em>Âşık Yunus ve Diğer Yunusların Şiirleri, </em>KB y., 1. b., Ankara, 1991, VII+241 s. Diğer basım: MEB y., İstanbul 1997, 337 s. (Osm.dan).<o:p></o:p></font></span><strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></strong><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">TİMURTAŞ, Faruk Kadri (1925-1983): Prof. Dr. İstanbul Ü. Edebiyat F. Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu. Bu bölümde öğretim üyeliği yaptı.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Çevrimyazı:<o:p></o:p></font></span><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 12pt">Yunus Emre Divanı/Bütün Şiirler,</span></em><span style="font-size: 12pt"> Yunus Emre,<em> </em>KB y., 2. b., Ankara, 1980, 345 s. (Osm.dan).<o:p></o:p></span></font></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font size="2"><font face="Times New Roman"><em>Hakkında</em>:</font></font></p>
<p><font face="Times New Roman"><font size="2">Mustafa Tatcı, “Yunus Emre’ye Ait Divanlar-Divan Neşirleri ve Metin Tamiri Meselesi”, <em>Millî Eğitim</em>, Mart 1989, 83/60-71</font><span style="font-size: 12pt">.<o:p></o:p></span></font><strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></strong><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">TOPRAK, Burhan Ümit (1906-1967): Sorbonne Ü. Felsefe bölümü mezunu (1929).<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Çevrimyazı:<o:p></o:p></font></span><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 12pt">Yunus Emre Divanı, </span></em><span style="font-size: 12pt">Yunus Emre, İnkılâp ve Aka Kitabevleri y., 1. b., İstanbul 1933, 572 s.; 2. b.: I-II, 1943, 304+512 s.; 3. b.: 1953, 238 s.; 4. b.: 1960, 238 s. Diğer basımlar: İnkılâp K.evi y., İstanbul, 1953, 269+IX s.; Türkiye İş Bankası Kültür y., Ankara 1966, V+189 s.; 5. b.: İstanbul, 1972, 238 s.; Eskişehir Odunpazarı Belediyesi y., İstanbul 2004, 216 s. (Osm.dan).<o:p></o:p></span></font><span style="font-size: 10pt"><em><font face="Times New Roman">Hakkında:<o:p></o:p></font></em></span><font size="2"><font face="Times New Roman">Ahmet Muhip [Dıranas], “Yunus Emre Divanı Hakkında”, <em>Varlık</em>, c. I, 15 Eylül 1933, 5/75.<span style="font-size: 12pt"><o:p></o:p></span></font></font><strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></strong><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">YURDATAP, Selâmi Münir (1911-): Gazeteci, yazar. İtalyan Lisesi mezunu (1925).<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Çevrimyazı:<o:p></o:p></font></span><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 12pt">Yunus Emre/Hayatı-Divanı</span></em><span style="font-size: 12pt">, Yûnus Emre, Bozkurt K.evi y., İstanbul 1944, 210 s. (Osm.dan).<o:p></o:p></span></font><strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></strong><strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></strong><br clear="all" /><font face="Times New Roman"><br />
<hr SIZE="1" width="33%" align="left" /></font></p>
<p id="edn1">
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoEndnoteText"><a name="_edn1" href="http://www.tasavvufedebiyografi.com/wp-admin/#_ednref1"><span class="MsoEndnoteReference"><font size="2" face="Times New Roman">1</font></span></a><font size="2" face="Times New Roman"> Bk. Mustafa Tatçı, <em>Yunus Emre Bibliyografyası/Kitap-Makale, </em>KTB Millî Kütüphane y., Baskıya hazırlayan: Suzan Gürelli, Ankara, 1988, IX+104 s.; İsmet Binark-Nejat Sefercioğlu, <em>Yunus Emre Hakkında Bir Bibliyografya </em>Denemesi, Millî Kütüphaneye Yardım Derneği y., Ankara 1970, 48 s.;</font></p>
<p id="edn2">
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoEndnoteText"><a name="_edn2" href="http://www.tasavvufedebiyografi.com/wp-admin/#_ednref2"><span class="MsoEndnoteReference"><font size="2" face="Times New Roman">2</font></span></a><font size="2" face="Times New Roman"> Memet Fuat’ın ilk gençlik çağı çocuklar için hazırladığı seçmeyi hatırlayabiliriz: Yapı Kredi y., İstanbul 1995.</font></p>
<p id="edn3">
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoEndnoteText"><a name="_edn3" href="http://www.tasavvufedebiyografi.com/wp-admin/#_ednref3"><span class="MsoEndnoteReference"><font size="2" face="Times New Roman">3</font></span></a><font size="2" face="Times New Roman"> Bk. Faruk Kadri Timurtaş, “Yunus Emre ve Divânı”, <em>Yunus Emre / Büyük Türk Mutasavııfı – Seçme Makaleler-</em>, Kültür Bakanlığı y., Ankara 1991, s. 240.</font></p>
<p id="edn4">
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoEndnoteText"><a name="_edn4" href="http://www.tasavvufedebiyografi.com/wp-admin/#_ednref4"><span class="MsoEndnoteReference"><font size="2" face="Times New Roman">4</font></span></a><font size="2" face="Times New Roman"> Bk. Burhan Toprak, “Yirmi Yıl Sonra”, <em>Yıunus Emre Divanı</em>, İnkılâp K.evi y., İstanbul 1953, s. 7-9.</font></p>
<p id="edn5">
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoEndnoteText"><a name="_edn5" href="http://www.tasavvufedebiyografi.com/wp-admin/#_ednref5"><span class="MsoEndnoteReference"><font size="2" face="Times New Roman">5</font></span></a><font size="2" face="Times New Roman"> Bu konuda geniş bilgi için bk. Yusuf Turan Günaydın, “Mevlânâ ve Mevlevîlik Mütercimleri 1928-<st1:metricconverter ProductID="2005”" w:st="on">2005”</st1:metricconverter>, <em>Uluslar arası Düşünce ve Sanatta Mevlânâ Sempozyum Bildirileri 25-28 Mayıs 2006 Çanakkale</em>, s. 327-346.</font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tasavvufedebiyografi.com/yunus-ve-mutercimleri.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>taşrada kitap</title>
		<link>http://www.tasavvufedebiyografi.com/tasrada-kitap.html</link>
		<comments>http://www.tasavvufedebiyografi.com/tasrada-kitap.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Sep 2008 14:12:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bibliyografya]]></category>

		<category><![CDATA[erdem bayazıt]]></category>

		<category><![CDATA[maraşlı şairler]]></category>

		<category><![CDATA[nuri pakdil]]></category>

		<category><![CDATA[taşra]]></category>

		<category><![CDATA[taşralı kitaplar]]></category>

		<category><![CDATA[zarifoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tasavvufedebiyografi.com/tasrada-kitap.html</guid>
		<description><![CDATA[Bilgisayar Öncesi Taşrada Basılmış Kitaplar -IGİRİŞ
Yusuf Turan GünaydınBilgisayarlı matbaacılık yaygınlaşmadan önce İstanbul ve Ankara&#8217;nın dışındaki matbaalarda kitap basılması çok sık rastlanan bir durum değildi. Taşrada yaşayan bir yazar -çoğunlukla- kitaplarını yaşadığı şehirde değil, bu iki şehirden birindeki matbaalarda bastırırdı. Bir ölçüde İzmir ve Konya&#8217;nın bu çemberi yarabildiği söylenebilir.Çoğunlukla tipo (elle dizgi) usûlüyle çalışan bir taşra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font size="4">Bilgisayar Öncesi Taşrada Basılmış Kitaplar -I</font><font size="4"><font size="6">GİRİŞ</font></p>
<p></font><em><font size="4">Yusuf Turan Günaydın</font></em><em><font size="4">Bilgisayarlı matbaacılık yaygınlaşmadan önce İstanbul ve Ankara&#8217;nın dışındaki matbaalarda kitap basılması çok sık rastlanan bir durum değildi. Taşrada yaşayan bir yazar -çoğunlukla- kitaplarını yaşadığı şehirde değil, bu iki şehirden birindeki matbaalarda bastırırdı. Bir ölçüde İzmir ve Konya&#8217;nın bu çemberi yarabildiği söylenebilir.Çoğunlukla tipo (elle dizgi) usûlüyle çalışan bir taşra matbaasında davetiye, fiş, fatura, hatta mahallî gazete basmak kolaydı da, kitap basmak oldukça zordu. Kitapların formalı basılması mecburiyetiydi bu zorluğu doğuran. Ayrıca kitap kapağı basımı da söz konusu zorluğu artıran bir etkendi.</font></em><font size="4" face="Times New Roman TUR"> </font><font size="4">Küçük boyutlu ve tipo usûlüne uyarlı matbaa makinelerinde formalı kitap basmak imkânsız denecek kadar zordur gerçekten de. Bu sebeple taşrada kitap basımı özveri istemiştir hep. Gerçi bilgisayarın bu denli yaygınlaşmasına rağmen taşrada tutunabilen yayınevi yok denecek kadar azdır. Bilgisayarın sağladığı kolaylıklar sayesinde artık taşrada da kitap basılıyor. Fakat sanatsal tasarım anlayışının taşrada henüz yerleşmemiş olması sebebiyle bu kitapların sayfa düzeninden tutun kapak kompozisyonu ve tashihine kadar -genellikle- çok özensiz bir görünüm sergilediğini söylemek zorundayız.Bir taşra matbaacısı eğer işini seviyorsa, kendince bir sanatsal tasarım çabası sergileyebiliyordu. Elle dizilmiş birçok taşra baskısı kitapta bu çabanın izlerini görüyoruz.</font><font size="4">Gördüğümüz taşra baskısı kitapların bir kısmı dönemin zorluklarıyla başa çıkmayı başarabilmiş, görece bir profesyonellik örneği ürünlerdir.</font><font size="4" face="Times New Roman TUR"> </font><font size="4">Eskiden taşrada sırf geçim kaygısıyla değil, severek ve taşra imkânlarının sınırlılıklarını aşmaya çalışarak matbaacılık ve gazetecilik yapmayla çalışan meslek erbabı vardı. Daha sonra tanınmış bir şair ve yazar olan sanat ve düşünce erbabından bir kısmının ilk ürünlerini bu tür bir gayretin sahiplerince çıkartılan mahallî bir gazetede yayınlamış olmaları şaşırtıcı değildir.</font><font size="4">Ülkenin tanınmış kalem erbabı genellikle taşra basınını önemsemez görünmekteyse de, Fethi Gemuhluoğlu gibi bir gönül ve kalem erbabının memleketinin gazetesi Arapgir Postası&#8217;nda bir müddet makale yazmış olması, bu bapta hemen hatırlanabilir bir örnektir. Şair Bahaettin Karakoç memleketi Maraş&#8217;ta Dolunay dergisini uzun bir süre çıkardı. Kayseri&#8217;de Erciyes dergisi hâlâ çıkmaya devam ediyor ve belki de taşranın en uzun ömürlü dergileri arasında başta gelmektedir. Yine yıllar boyu taşra imkânlarında ama ülke çapında bir sanat edebiyat eki veren Andırın Postası gazetesi Türk mahallî basın tarihinde seçkin bir yere sahiptir. İkindi Yazıları adlı bu sanat eki ülkemizin tanınmış birçok şair ve yazarının ürünlerini yayınladığı bir dergiydi. Biz de 80&#8242;li yılların sonlarında Kültür Edebiyat adlı bir sanat eki hazırladık Yeni Taşova için.</font><font size="4">Görüldüğü üzere verdiğimiz örnekler gazete, dergi veya sanat eki kabilinden yayınlardır. Bu yayın organlarında yazan şair ve yazarların büyük çoğunluğu kitap bastırmak istediklerinde İstanbul veya Ankara&#8217;ya ulaşmak zorundaydılar. Bunun sebebi az önce vurguladığımız gibi matbaacılık tekniğinin taşrada büyük oranda elle dizgi usûlüne dayalı olmasıydı. Hemen hemen tek farklı örnek, Mucur&#8217;daki matbaasında birçok kitap basmış bulunan taşranın Ahmet Mithat Efendisi sayabileceğimiz Veli Recai Velibeyoğlu&#8217;dur<font size="4" face="Times New Roman TUR">.</font></p>
<p><font size="4">***Bu yazı dizisi, sahafları gezerken şekillendirdiğim bir projedir. Bu bağlamda sahaflarda karşılaştığım sürprizlerden biri de taşrada basılmış kitaplara rastlamak olmuştur. Çocukluğumdan beri matbaa ortamına aşina olmam sebebiyle bu tür kitaplar hep ilgimi çekti. Rastladıklarımı topladım ve böylece bir yazı dizisi teşkil edebilecek boyutta bir birikim ortaya çıktı. Bunları değerlendirebileceğim en güzel yer ise bir mahallî gazete köşesi olmalıydı. Bu sebeple Yeni Taşova&#8217;da zaman zaman bilgisayarlı matbaacılık öncesi taşrada basılmış kitapları konu alan yazılar kaleme alacağım.“</font></p>
<p></font><font size="4" face="Times New Roman TUR">İ</font><font size="4">nşallah” demek bir edep kaidesi, “bismillah” diye başladığımız bu Giriş ise bir yazı dizisinin zorunlu başlangıcıdır. </font><font size="4"></p>
<p align="right">(<em>Yeni Taşova</em>, Yıl: 38, 26 Eylül 2008, S. 2201, s. 2).</p>
<p>Bilgisayar Öncesi Taşrada Basılmış Kitaplar -II</p>
<p></font><font size="6">MARAŞ’LI ŞAİRLER (ANTOLOJİ)</font><em><font size="4">Yusuf Turan Günaydın</font></em><em><font size="4">Taşra’da basılmış kitaplar içinde en düzgünlerinden biri, hatta belki de en özenlisi sayabileceğimiz bu kitap 1960 yılı Ocak ayında Maraş’ta Şeref Basım ve Ciltevi’nde dizilip basılmıştır.</p>
<p>Şeref Turhan (1937-?), bir şiir kitabı ve söz konusu antolojisine rağmen ansiklopedik kaynaklara girmemiş bir isimdir. Kitapta şiirlerinden dört örnek ve biyografisiyle birlikte bir resmi vardır. Burada biyografisinden bir alıntı yapabiliriz</p>
<p>“<em>1954 de girdiği Ankara Devlet tiyatrosu Çocuk Bölümünde iken çekip İstanbul’a gitti. Matbaacılık ve gazete muhabirlikleri yaptı. 1957’de Maraş’a döndü. Şimdi adını verdiği bir basımevi kurmuş bulunmaktadır</em>.” (s. 120)</p>
<p>Biyografisinde şiirlerini <em>Bildiri</em> adı altında toplamaya karar vermişse de bundan vazgeçtiği, <em>Yaşamlar Durağı</em> adını vermeyi düşündüğü bir roman üzerinde çalıştığı söylenmekteyse de Rasim Özdenören’den aldığımız şifahî bilgiye göre şiirlerini aynı ad altında kitaplaştırmıştır. Yalnız ne yazık ki yayınladığı kitapların tam künyelerini Ankara Millî Kütüphane’de bulamadık. Üstelik Turhan’</font></em><font size="4" face="Times New Roman TUR">ı</font><font size="4"> vefat etmiş bulunduğunu da üzülerek öğrendik. Ölüm tarihini tam olarak kimse hatırlamıyor…</font><font size="4">Bugünden bakıldığında <em>Maraş’lı Şairler</em>’e hususiyet kazandıran birçok yönü vardır.</font><font size="4">Kitap, Necip Fazıl Kısakürek’le başlıyor ve daha da öncesinde günümüzün önemli edebiyatçılarından Nuri Pakdil’in önsözüyle açılıyor. Pakdil, “Savaş” başlıklı bu yazısına kitabın basılış hikâyesini anlatarak başlıyor:</p>
<p>“<em>Bıldır Şeref’le ordu evinde oturmuş konuşuyorduk. Daha çok şiirden konuşuyorduk. Nasıl oldu bilmiyorum, tuttu, bu kitap fikrini atıverdi ortaya. Güldüğümü şimdiki gibi biliyorum. Böylesi bir derlemenin, bir araya getirmenin çok güç olacağını söyledim Şeref’e. Derlense bile, bir araya getirilse bile iyi şiirler bulunabilecek miydi? Söz dinletemedim. Ama bu mutlu davranışını da büyütüyordum gözümde. “Kararlıyım, Nuri” dedi, “bunu yapacağım</em>.” (s. 1-2)</p>
<p>Kitaba girecek şairler ve şiirleri için birçok isimle yazışılır, seçmeler yapılır ve nihayet kitap basım aşamasına gelir. Gelir de taşrada bir matbaada kitap basmak zor iştir, hatta bir tür deliliktir. Bütün bunlara yakından şahit olan Pakdil, bir taşra matbaasında kitap basımı için çekilecek zahmeti şöyle anlatıyor:</p>
<p>“<em>Resimlerin kılişesi ayrı bir dert. Basımevine girer sonra. Küçük karanlık basık bir odaya. İki el, kumpastaki “a-b-c-ç-d-e-f-g-ğ-h-ı-i-j-k-l-m-n-o-ö-p-r-s-ş-t-u-ü-v-y-z”leri binlerce çoğalta çoğalta mürekkep karasından temizlenmedi. Çoğunluk elleri lekeli uyudu geceleri.</em></p>
<p><em>Bu kitaba “<font size="4" face="Times New Roman">Ş</font><font size="4">eref’in Parmakları” adını koyuyorum ben. En hakçası bu olurdu. Kapaktaki ad, yani “Maraş’lı Şairler antolojisi” olsa olsa on parmak görüntüsünün utangaçlığına eşitlenmeli diyorum.” (s. 2-3).</font></em></font><font size="4">Evet, taşrada bir kitabın basılabilmesi için harflerin elle tek tek dizilmesi, dizilen harflerin sayfalar basıldıkça kasalara dağıtılması ve aynı harflerle bu kez diğer sayfaların dizilmesi gerekmektedir. Yıldırıcı bir iştir bu. Bir taşra matbaasında kitap, çoğunlukla ancak arkalı önlü iki veya dört sayfadan oluşan en düşük sayfalı formalara basılabilir.</font><font size="4">Şeref Turhan’</font><font size="4" face="Times New Roman TUR">ı</font><font size="4">n hazırladığı Antoloji, bir taşra matbaasında basılmış olmanın bütün özelliklerini bünyesinde taşıyor. Formaları sadece dört ufak sayfadan oluşuyor, kullanılan hurufat sürekli dizilmekten ve sonra tekrar dağıtılmaktan yer yer silikleşmiş, hatta ezilmiş. Meselâ bazı nokta işaretleri hiç çıkmamış. İyi biliyorum ki, elle dizilen harfler içinde en çabuk ezilen karakter ‘nokta’dır. Fotoğraflar klişeden baskıya geçirildiği için netlik dereceleri iç açıcı değil. Her kelimenin arasına konulan boşluklar da eşit değil; satırı eşitlemek için aralarına gerektiği kadar espas konularak her satırda farklı genişlikte boşluklar oluşturulmuş…</font><font size="4">Her şeye rağmen, 1960’lı yıllara göre oldukça başarılı bir basımdır bu Antoloji. Özellikle kapağı, ofset baskı izlenimi verecek derecede emek sarf edilerek hazırlanmıştır.</font><font size="4">Üstelik Nuri Pakdil gibi bir edebiyatçının rektefesinden geçmiştir kitap. Önsözün haricinde şair biyografilerinde de tam anlamıyla Nuri Pakdil üslûbu hâkimdir.</p>
<p>103. sayfasından sonrası yeşil bir kâğıtla ayrılmış ve buraya “Yeniler” başlığı konulmuş. Bu kısımda yer alan ünlü Maraşlı şairlerden yıllarca önce (1987) genç yaşta aramızdan ayrılan Cahit Zarifoğlu ve çok da uzak olmayan bir dönemde vefat eden Alaeddin Özdenören o dönemde 20 yaşındadırlar. Birkaç ay evvel kaybettiğimiz Erdem Bayazıt ise 21 yaşında… bu vesileyle hepsine rahmet diliyoruz.</p>
<p>Edebiyatımızın aynı düzlemde değerlendirebileceğimiz bu üç şairinin Antolojide yer alan <em>acemilik</em> şiirlerinin de belli bir düzeyin üstünde olduğunu görüyoruz. Fakat bunlar elbette yayınlanmış şiir kitaplarında yer almıyor. Kitap, içerdiği şiirler açısından da bağrında sürprizler saklayan bir kitaptır.</p>
<p>***</p>
<p><em>Maraş’lı Şairler ancak sahaflarda bulunabilir. Büyük ihtimalle mahdut sayıda basılmış bu tür kitaplara sahaflarda rastlamak birle zor iştir aslında. Gazi İletişim Fakültesinin saygıdeğer hocalarından Dr. Ersin Özarslan kitabı bir sahafta bulmuş. Biz kitabı kendisinden aldık ve geçici bir süre el koyduk. Elbette çok teşekkür borçluyuz kendisine.</em><em>Kitap gizli bir hazine gibi durduğu bir kitaplıktan günyüzüne çıkmış ve şimdi taze ve sade cildine kurulmuş durumda. Maraş’ta mütevazi bir taşra matbaasında basılıp çıktıktan sonra kim bilir kaç durakta konaklayıp Ankara’ya gelmiş ve bir sahaf dükkânının tozlu raflarında görücüye çıkmıştır…</p>
<p></em>Ve mine’l-garâib…</p>
<p></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tasavvufedebiyografi.com/tasrada-kitap.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>tasavvuf ve dilbilim</title>
		<link>http://www.tasavvufedebiyografi.com/tasavvuf-ve-dilbilim.html</link>
		<comments>http://www.tasavvufedebiyografi.com/tasavvuf-ve-dilbilim.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Sep 2008 15:24:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Tanıtım-Eleştiri]]></category>

		<category><![CDATA[İhsan Kara]]></category>

		<category><![CDATA[İnsan-ı Kâmil]]></category>

		<category><![CDATA[Seyyid MUstafa Râsim]]></category>

		<category><![CDATA[Tasavvuf Sözlükleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tasavvufedebiyografi.com/tasavvuf-ve-dilbilim.html</guid>
		<description><![CDATA[TASAVVUF SÖZLÜĞÜ / ISTILÂHÂT-I İNSÂN-I KÂMİL
Seyyid Mustafa Râsim Efendi
Haz. İhsan Kara İnsan Yayınları 18. yüzyıl sonlarıyla 19. yüzyıl başlarında yaşadığı bilinen Seyyid Mustafa Râsim Efendi’nin Istılâhât-ı İnsân-ı Kâmil adlı sözlüğü, İbn Arabî, Irâkî ve Kâşânî geleneğini sürdüren tasavvuf sözlüklerindendir. Bu sûfîlere ait sözlüklerin ortak özelliği klasik anlamda birer sözlük olmaktan öte tasavvufî bir metin gibi okunabilmeleridir. Günümüz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">TASAVVUF SÖZLÜĞÜ / ISTILÂHÂT-I İNSÂN-I KÂMİL</font></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: 14pt"></span></strong><strong><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">Seyyid Mustafa Râsim Efendi</font></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"><o:p></o:p></font></span></strong><strong><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">Haz. İhsan Kara<o:p></o:p></font></span></strong><strong><span style="font-size: 14pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></strong><strong><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">İnsan Yayınları<o:p></o:p></font></span></strong><strong><span style="font-size: 14pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></strong><strong><span style="font-size: 14pt"><o:p></o:p></span></strong><strong><span style="font-size: 14pt"><o:p></o:p></span></strong><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">18. yüzyıl sonlarıyla 19. yüzyıl başlarında yaşadığı bilinen Seyyid Mustafa Râsim Efendi’nin <em>Istılâhât-ı İnsân-ı Kâmil</em> adlı <em>sözlüğü</em>, İbn Arabî, Irâkî ve Kâşânî geleneğini sürdüren tasavvuf sözlüklerindendir. Bu sûfîlere ait sözlüklerin ortak özelliği klasik anlamda birer sözlük olmaktan öte tasavvufî bir metin gibi okunabilmeleridir. Günümüz okuyucusu eline aldığı herhangi bir tasavvufî eserde kullanılan kavramları <em>Istılâhât</em>’ta bütünüyle bulamayabilir. Okuyucu bunun için daha yeni ve yararlanması kolay kaynaklara; Cahid Baltacı, Süleyman Uludağ ve Ethem Cebecioğlu’nun tasavvuf sözlüklerine başvurmalıdır.<o:p></o:p></font></span><font face="Times New Roman"><em><span style="font-size: 14pt">Istılâhât-ı İnsân-ı Kâmil</span></em><span style="font-size: 14pt">’de yer alan kavramların çoğu, müellifinin tasavvufî müktesebâtını yansıtır ve düpedüz sûfiyâne bilgi aktarır. Müellif, “Halvet-i Sûrî” ve “Halvet-i Hakîkî”, “Halvet ve Celvet Zımnında Hudâ ve Cüdâ” maddelerinde olduğu gibi, yer yer tasavvufî bir eserin bölüm başlıklarını andıran madde başlıkları açar. Bu tür <em>başlıklar</em> kitabı tasavvufî bir metin edasına büründürür. Tabii ki eser -büyük oranda- alfabetik olarak düzenlenmiştir ve elbette tasavvuf kitaplarında ortaklaşa kullanılan birçok kavramı da klasik bir sözlük edasıyla açıklar. Zaten müellif eserini “(…) bu <em>İnsân-ı Kâmil</em> kitabı (…)” diyerek anıyor ve İsmâil Hakkı Bursevî başta olmak üzere “(…) diğer ehlullahın eserlerindeki ıstılahlarla gizlenmiş hakikat, incelik ve sırları ihtiva eder” diyerek tanıtıyor.<o:p></o:p></span></font><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">Benzerleri içinde kapsamının/hacminin genişliğiyle 1286 sayfalık dev bir eserdir <em>Istılâhât</em>. İçerdiği terimlerden bir kısmı (acbü’z-zeneb, nesnâs, akdâm, aktâr vb.) ilk bakışta tasavvufî kavramlar değildir belki ama bunlar tasavvuf kitaplarında da geçebileceği için çok kısacık da olsa açıklanır. Bu tür kavramlarda <em>Istılâhât</em>, tasavvufî bilgi vermez; çoğunlukla sadece bir sözlük işlevi üstlenir.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">Müellif eserini Osmanlı alfabesine göre düzenlemişse de yer yer alfabetik düzeni bozmuştur. Bunu bilinçli bir şekilde yaptığı görülüyor. “Ahadiyet”le ilgili kavramlardan sonra birden “H” harfiyle başlayan “Hakîkatü’l-Hakâyık” kavramının gelmesi, Râsim Efendi’nin beyanıyla bu kavramın “vahdet ile muttasıf” bir kavram olmasındandır. Hâliyle “Vahdet”le ilgili kavramlar için de vav harfine değil “Ahadiyyet”ten sonraki başlıklara bakmak gerekiyor.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">Bu örnek yeterli sayılabilirse, müellifin klasik bir sözlük yazmayı amaçlamadığını söyleyebiliriz. Buna göre daha çok sözlük kıvamında; kavramları bazen baş harflerine bakmaksızın bir araya toplayarak kendine özgü bir çalışma yapmıştır. Burada eserin fihristinin nasıl hazırlandığı da önem kazanıyor. <em>Istılâhât</em>’ın çevrimyazısını hazırlayan İhsan Kara, günümüz okuyucusu için kolaylık olması ve eserin daha bir sözlük görünümüne sahip kılınması için (Çünkü yayınevinin kapakta öne çıkardığı isim “Tasavvuf Sözlüğü”dür), terimleri eserdeki sıraya göre değil, Latin alfabesine göre sıralamış. Dolayısıyla “Fihrist”ten eserin özgün sıralamasını takip etmek isteyecek okuyucu, bu imkândan mahrum kalacaktır. Kavramların özgün yazılışlarının hem metin içinde, hem de fihrist kısmında verilmiş olması ise güzel bir uygulamadır. Buna büyük oranda uyulmuştur.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">Kitapta Esmâülhüsnâya dâhil isimler de yer alıyor. Bu durumda esere tasavvufî bir esmâülhüsnâ şerhi de serpiştirilmiş durumdadır. Buna tam bir “fîhi mâfîh” durumu diyebiliriz. Eser içinde eser…<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">Sürprizlerle dolu <em>Istılâhât-ı İnsân-ı Kâmil</em>’i konu başlıkları büyük oranda alfabetik tasavvufî bir metin gibi okumak gerekiyor aslında. Sık sık sözlükleşse de aslında müellifinin muazzam tasavvufî birikimini lâyıkıyla yansıtan, onlarca tasavvuf kitabından uzun ve mevzun nakiller barındıran -her tasavvuf kitabında olduğu gibi- okuyucuya yeni bir şeyler söyleyen bir kırkambardır. Ve aslında tasavvufî bir eser okurken rastladığı bir terimi bulmak isteyecek genel okuyucudan çok, bu tür eserlerin derinliklerine nüfuz etmek isteyecek daha özel bir okuyucu kesimine hitap eder.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">Müellif Râsim Efendi’nin biyografik kimliği de ilgi çekicidir. O, II. Mahmud döneminde Hacı Bektaş Tekkesine atanan Nakşibendî şeyhi Muhammed Saîd Efendi (ö. 1841)’nin talebesidir. Bu zâtın diğer bir talebesi de <em>Miftâhü’l-Kulûb</em> adlı eseriyle ünlü Muhammed Şemseddîn Nûrî’dir. Araştırmacının eseri hazırlarken başvurduğu kaynakları gösteren oldukça zengin bibliyografyası için, Muhammed Saîd Efendi’yle ilgili gözden kaçmış bir çalışmayı bu vesileyle hatırlatmak isteriz: Baki Yaşa Altınok, Muhammed Saîd Efendi’nin hayatı ve Hacı Bektaş Tekkesinde daha önceki yüzyıllardan beri bulunan caminin onarımı için yazdığı uzunca bir arîza hakkında <em>Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi</em>’nde geniş bir araştırma yayınlamıştı.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">Eser, Ankara Millî Kütüphane’deki tek yazma nüshası esas alınarak hazırlanmıştır. Dolayısıyla kayıp bir hazine gibi saklı bulunduğu yerden gün ışığına çıkartılmıştır ve bu yönüyle sevindirici bir çalışmadır. İşte kolayca ulaşamayacağımız bir yazma, araştırmacının himmetiyle elimizde.. İhsan Kara özenli bir okumayla, sağlam bir çevrimyazı ortaya koymuş bulunuyor. Dolayısıyla bu çalışma Osmanlıca metin neşirlerinde sık rastlanan okuma hatalarından uzak bir metindir. Araştırmacı gerçek bir takdiri hak ediyor.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">Büyük oranda sözlük biçiminde “sünûh” etmiş katışıksız tasavvufî bir eserdir bu <em>İnsân-ı Kâmil Kitabı</em>.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 14pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">[<em>Hece</em> dergisi Eylül 2008 sayısında yayın landı.]<o:p></o:p></font></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tasavvufedebiyografi.com/tasavvuf-ve-dilbilim.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>filistin&#8217;e dair şiirler</title>
		<link>http://www.tasavvufedebiyografi.com/filistine-dair-siirler.html</link>
		<comments>http://www.tasavvufedebiyografi.com/filistine-dair-siirler.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Sep 2008 15:14:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Tanıtım-Eleştiri]]></category>

		<category><![CDATA[Filistin]]></category>

		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<category><![CDATA[Tercüme Şiir]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Şiiri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tasavvufedebiyografi.com/filistine-dair-siirler.html</guid>
		<description><![CDATA[ARAPÇAYA TERCÜME EDİLMİŞ TÜRKÇE FİLİSTİN ŞİİRLERİ
yusuf turan günaydın
Filistin şiirinden Türkçeye tercüme edilmiş örnekler ve bu örnekleri barındıran antolojik çalışmalar malûmumuzdur. Daha geçenlerde Hece’nin 136. sayısında “Çağdaş Filistin Şiiri” başlıklı bir dosya düzenlendi. Fakat Filistin ve intifada hakkında yazılmış Türk şiiri Arapçaya ne ölçüde yansımıştır? Bu soruyu cevaplamamıza yardım edecek bir çalışmayı Mısırlı bir araştırmacı; Ezher [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><font face="Times New Roman">ARAPÇAYA TERCÜME EDİLMİŞ TÜRKÇE FİLİSTİN ŞİİRLERİ</font></strong></p>
<p>yusuf turan günaydın</p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Filistin şiirinden Türkçeye tercüme edilmiş örnekler ve bu örnekleri barındıran antolojik çalışmalar malûmumuzdur. Daha geçenlerde <em>Hece</em>’nin 136. sayısında “Çağdaş Filistin Şiiri” başlıklı bir dosya düzenlendi. Fakat Filistin ve intifada hakkında yazılmış Türk şiiri Arapçaya ne ölçüde yansımıştır? Bu soruyu cevaplamamıza yardım edecek bir çalışmayı Mısırlı bir araştırmacı; Ezher Üniversitesi Beşerî İlimler Fakültesi Türk Dili ve Kuralları bölüm başkanı Üstaz Abdülaziz Muhammed İvazullah yapmış ve topladığı malzemeyi <em>Kasâid Türkiyye min Vahyi’l-İntifâdati’l-Filistîniyye</em> [Filistin İntifadasından Mülhem Türkçe Şiirler] adlı 150 sayfalık bir güldestede bir araya getirmiş. Kahire’de 2002’de basılmış olan kitap 38 Türk şairinin kırk şiirini ihtiva ediyor.</font></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Sezai Karakoç ve Cahit Zarifoğlu ile başlayan güldestede, adlarına daha önce rastlamadığımız birçok isim de yer alıyor: Mustafa Özge, Ahmet Çelik, Haldun Hakman, İlyas Altuner, Ali Koç, Halil Pazarlı, Adnan Zeki Çelebi, Arif Altunbaş, Necdet İltaş, Hasan Ejderha, Meryem Kuzu ilh.. Karakoç ve Zarifoğlu’nun dışında İbrahim Demirci, Seyfettin Başçıllar, Nevzat Çelik, Ferman Karaçam, Murathan Mungan ve şair olarak tanımasak da ünlü bir şahsiyet olarak Cevat Rifat Atilhan, güldestedeki tanınmış simalardır.</font></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Üstaz İvazullah önsözünde, yer verdiği ürünlerin kâhir ekseriyetle Eylül 2000’deki “İkinci İntifada” [İlki: Aralık 1987] dolayısıyla yazılmış şiirlerden oluştuğunu belirtiyor. Özellikle İkinci İntifada için yazılmış şiirlerden seçilmiş olması, hazırlayanın bu ürünlerde Türkçe yazılmış olmasından başka bir kıstas aramamasını da bir anlamda <em>zorunlu </em><span> </span>kılmış. Öncelikle Arap okuyucusuna Türklerin İntifada hakkındaki duygularını aktarmayı amaçlayan İvazullah, aynı zamanda Türkçe hocası olması dolayısıyla derslerinde kullanabileceği bir metin oluşturmak istemiş. Bu sebeple serbest bir tercüme yerine harfî tercümeyi tercih ettiğini söylüyor. Şiirlerin bir kısmının hece vezniyle, bir kısmının serbest vezinle yazıldığını vurgulayan araştırmacı, yer verdiği şiirlerin biçimi üzerinde de genişçe durur Giriş’te.</font></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Kitapta Giriş’ten sonra her bölüm numaralandırılarak 40 şiire yer verilmiş. Şiirlerden önce şairleri hakkında bilgi veriliyor. Bölüm başlıklarını ise şiirlerin başlıkları oluşturuyor.</font></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Arapça’da Türk şiirinden örnekleri barındıran ilgi çekici bir örnektir <em>Kasâid Türkiyye</em>.</font></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p><font face="Times New Roman">[Hece dergisi Eylül 2008 sayısında yayınlandı.]<em><o:p></o:p></em></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tasavvufedebiyografi.com/filistine-dair-siirler.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>öykü tarihi</title>
		<link>http://www.tasavvufedebiyografi.com/oyku-tarihi.html</link>
		<comments>http://www.tasavvufedebiyografi.com/oyku-tarihi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Aug 2008 01:43:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Tanıtım-Eleştiri]]></category>

		<category><![CDATA[Hikâye]]></category>

		<category><![CDATA[Rasim Özdenören]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Öykü Tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tasavvufedebiyografi.com/oyku-tarihi.html</guid>
		<description><![CDATA[RASİM ÖZDENÖREN -RUH DENİZİNDEN ÖYKÜLER- Ali Haydar Haksal İnsan Yayınları 
Öykücü Ali Haydar Haksal’ın Rasim Özdenören hakkındaki yazılarından oluşan kitabı, Özdenören’in bir öykücü olarak monografisi sayılabilir.
“Ruh Denizinden Öyküler” alt başlığıyla yayınlanan kitap yazarın Âkif Duruşlu Âsım (2006), Necip Fazıl Kısakürek: Büyük Doğu Irmağı (2007) ve Sezai Karakoç: Eleğimsağmalarda Gökanıtı (2007) adlı peş peşe yayınladığı kitaplarıyla da bir açıdan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><font face="Times New Roman">RASİM ÖZDENÖREN -RUH DENİZİNDEN ÖYKÜLER-<o:p></o:p></font></strong><strong><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></strong><strong><o:p></o:p></strong><strong><o:p></o:p></strong><strong><font face="Times New Roman">Ali Haydar Haksal</font></strong><strong><font face="Times New Roman"><o:p></o:p></font></strong><strong><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></strong><strong><font face="Times New Roman">İnsan Yayınları<o:p></o:p></font></strong><strong><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></strong></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Öykücü Ali Haydar Haksal’ın Rasim Özdenören hakkındaki yazılarından oluşan kitabı, Özdenören’in bir öykücü olarak monografisi sayılabilir.</font></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">“Ruh Denizinden Öyküler” alt başlığıyla yayınlanan kitap yazarın <em>Âkif Duruşlu Âsım </em>(2006), <em>Necip Fazıl Kısakürek: Büyük Doğu Irmağı</em> (2007) ve <em>Sezai Karakoç: Eleğimsağmalarda Gökanıtı </em>(2007) adlı peş peşe yayınladığı kitaplarıyla da bir açıdan bütünlük gösteriyor. </font></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Kitap “Rasim Özdenören’i doğuran ruh ve koşullar”dan söz ederek başlıyor ve bu bölümde yazar kendisinin de dâhil olduğu kültür-edebiyat çevresiyle ülkenin diğer edebiyat çevreleri hakkında birtakım notlar kaydediyor.</font></p>
<p><font face="Times New Roman">Ağırlıklı olarak Rasim Özdenören’in öykü kitaplarını değerlendiren yazılardan oluşuyor kitap. Haksal, <em>Hastalar ve Işıklar, Çözülme</em>, <em>Hışırtı, Kuyu ve Toz</em> hakkındaki yazılarıyla Özdenören’in öykücülüğüne ilişkin değerlendirmelerini aktarıyor. Ayrıca <em>Gül Yetiştiren Adam</em>’ı da değerlendirerek yazarın bir romancı / anlatıcı olarak portresini belirginleştirmiş oluyor. Gerçi bu eser Haksal tarafından ve dahi çoğunluk tarafından <em>roman</em> olarak değerlendirilmesine rağmen bir <em>uzun öykü</em> de sayılabiliyor. “1970’li yılların sosyal olayları ortamı kasıp kavururken, üniversiteli gençler ideolojileri uğruna birbirlerini öldürürlerken (…)” (s. 60) yazılmış olan eseri Haksal yeniden okumaya tâbi tutmuş. Yazılıp basıldığı yıllarda okunmuş bir edebî eseri aradan yıllar geçtikten sonra yeniden okumak farklı açılımlar sağlayabilir okuyucuya. Çok öz bir biçimde söyleyecek olursak bu yeniden okuma, yazara <em>Gül Yetiştiren Adam</em>’ın tasavvufî yanını daha bir hissettirmiş görünüyor.<em><o:p></o:p></em></font></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">“Öyküde benim en önemli ustamdır Rasim Özdenören.” (s. 23) diyen Haksal, bu kitabıyla kendisinin Özdenören’i okuma sürecini de bütün ayrıntılarıyla yansıtıyor. Özdenören yazdığı öykülerdeki anlatım gücü ve öykü yazmadaki kararlı çabası ile, daha önce dikkatini şiirden yana yoğunlaştıran genç Haksal’ı öyküye yönlendirecek bir etkide bulunmuş. Tabii dolaylı bir etkidir bu. Ve belki de Haksal’la sınırlı değildir. “Bendeki Rasim Özdenören” başlıklı bölümde bu konuda söylediklerini geniş olarak görmek mümkündür.</font></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Bir önceki bölüm “Ara Başlık: Ve Ben”de yazar, Özdenören’i okumaya başladığı yıllarda, onunla birlikte okuduğu Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Cahit Zarifoğlu, Durali Yılmaz gibi <em>Büyük Doğu</em>, <em>Diriliş </em>ve<em> Edebiyat Dergisi</em> yazarları başta olmak üzere, <em>Varlık</em>, <em>Hisar</em>, <em>Hareket</em>, <em>Papirüs</em>, <em>Yeni</em> <em>Dergi</em> gibi edebiyat dergileriyle <em>Yeni Devir</em> gazetesinin sanat-edebiyat sayfalarında yazan yazarlarla ünsiyet peyda edişini hâtırat üslûbuyla anlatıyor. Bir gazete olarak <em>Yeni Devir</em>’in böyle bir noktada zikredilişi önemlidir. Bu gazetenin sanat-edebiyat sayfasıyla bir vakit gördüğü işlevi Haksal’ın dilinden okumak aslında şaşırtıcı değildir. <em>Yeni Devir</em>’in bu yönü üzerinde ayrı bir inceleme çalışmasına da değer görünüyor.</font></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Aynı bölümde dikkat çekici bir tespit Özdenören’in <em>Edebiyat Dergisi</em>’ndeki imzasının sırf öyküyle bütünleşmiş olması, <em>Mavera</em> öncesi dönemde akranı yazarlar arasında Özdenören kadar “öykü yoğunluğu” içinde bir başka isim olmamasıdır (s. 18-19). <em>Edebiyat Dergisi</em>’nde öyküleri yayınlanan daha genç kuşaktan kabul ettiği Ali Ulvi Temel, Arif Ay, Fuat Altınsoy gibi isimleri ise Özdenören’den sonraya yerleştiriyor Haksal. Hatta bu kuşağın ortaya çıkışını biraz da Rasim Özdenören’in öykü türü üzerindeki ısrarlı çabasına bağlıyor. Bütün bu notlar, Rasim Özdenören üzerinde yapılacak çalışmalarda araştırmacılara önemli ipuçları sağlayabilir.</font></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Haksal, kitabında samimi ifadelerle Rasim Özdenören okuma serüvenini anlatıyor, yer verdiği ufak bazı açıklamalarla Cumhuriyet dönemi edebiyat hayatına ışık tutuyor. Bu kitapta yer alan çoğu değini düzeyindeki açıklamalar, yakın dönem edebiyat tarihimizi inceleyecek araştırmacılar için önemli ipuçlarıdır.</font></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">2008 Mayısında basılan kitap, yazarın Özdenören’le öykücülüğü üzerine yaptığı ve <em>Yedi İklim</em>’de yayınlanmış bir röportajla sona eriyor. Bu röportajda Özdenören’in öykü türü üzerindeki kararlı çabasına, Dostoyevski ilgisine, dergilerde kaybolan öykülerine, <em>Yeni İstiklâl </em>gazetesindeki öykülerine, Ali Kutlay, Erdem Bayazıt, Cahit Zarifoğlu gibi dönemdaşlarıyla ilgili yazarlık hatıralarına, Özdenören monografisi açısından önemli notlara rastlıyoruz.</font></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><em>Ruh Denizinden Öyküler</em>, bir öykücünün, okuyucusu olduğu, etkilendiği diğer bir öykücü hakkındaki dikkatlerini belirginleştirmesi açısından ilgi çekici bir çalışmadır.</font></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">[Hece Öykü dergisinin Ağustos-Eylül 2008 sayısında yayınlandı.]</font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tasavvufedebiyografi.com/oyku-tarihi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>fetih ve kitap</title>
		<link>http://www.tasavvufedebiyografi.com/istanbul-ve-kitap.html</link>
		<comments>http://www.tasavvufedebiyografi.com/istanbul-ve-kitap.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Aug 2008 13:20:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bibliyografya]]></category>

		<category><![CDATA[Fâtih]]></category>

		<category><![CDATA[Fetih]]></category>

		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>

		<category><![CDATA[Kitap İstanbul Kitapları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tasavvufedebiyografi.com/istanbul-ve-kitap.html</guid>
		<description><![CDATA[FETİH KİTAPLARI İÇİN BİR İFTİTAH        Yusuf Turan Günaydın  
İstanbul’un Fethi, yerli ve yabancı birçok müellif tarafından ilgi gösterilmiş bir konudur. Fetih’le ilgili kaynakları tasnif etmeye çalıştığımızda karşımıza öncelikle konuyu tarihî bir olay olarak ele alan ciddî ve ağırbaşlı tarih kitapları karşımıza çıkar. Bu kitaplar, daha çok Osmanlı tarihini bir bütün olarak ele alan ve İstanbul’un Fethi’ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><font face="Times New Roman">FETİH KİTAPLARI İÇİN BİR İFTİTAH<o:p></o:p></font></strong><strong><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></strong><strong><o:p></o:p></strong> <o:p><font face="Times New Roman"><strong> </strong></font></o:p><font face="Times New Roman"> <strong><o:p></o:p></strong> <o:p><strong> </strong></o:p></font><font face="Times New Roman"><o:p></o:p></font> <font face="Times New Roman"><o:p><strong> </strong></o:p></font><font face="Times New Roman"><strong>Yusuf Turan Günaydın<o:p></o:p></strong><o:p><strong> </strong></o:p></font><font face="Times New Roman"> </font><font face="Times New Roman"></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">İstanbul’un Fethi, yerli ve yabancı birçok müellif tarafından ilgi gösterilmiş bir konudur. Fetih’le ilgili kaynakları tasnif etmeye çalıştığımızda karşımıza öncelikle konuyu tarihî bir olay olarak ele alan ciddî ve ağırbaşlı tarih kitapları karşımıza çıkar. Bu kitaplar, daha çok Osmanlı tarihini bir bütün olarak ele alan ve İstanbul’un Fethi’ne de dolayısıyla yer veren kaynaklardır. Fethin Batıda uyandırdığı yankıyla doğru orantılı olarak yabancı müelliflerce sırf İstanbul’un Fethi’ni konu alan çok daha fazla kitap yazılmış görünmektedir.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Türkçede Fethin uyandırdığı coşku sebebiyle konuya edebî bir üslûpla ele alan eserler daha fazla yazılmıştır diyebiliriz. Sempozyum ve armağan kitapları, albümler de Türkçedeki Fetih kitapları birikimine dâhildir. En sonda verdiğimiz ve yetmişli yıllarda hazırlanmış bir bibliyografya dışında Fetih üzerinde kapsamlı bir bibliyografya çalışması yapılmamış görünmektedir. Söz konusu bibliyografya da sadece fetih konulu kitapları ihtiva etmektedir. Bu sebeple kapsamlı bir “Fetih Bibliyografyası” hazırlanması gerekir.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Çalışmamız, Fetih kitapları için bir <em>iftitah</em> hükmündedir. Açıklamalı-mini bibliyografyamız tarih kitapları, yabancı müelliflere ait kitaplar, edebî ürünler-antolojiler, sempozyum kitapları, İstanbul armağanları, Kur’an ve Fetih, Albüm, Liste ve Bibliyografik Malzeme başlıklı bölümcüklerden oluşmaktadır.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Başlığında “Fetih” kavramının kullanılmadığı eserler bibliyografyaya alınmamıştır. Aslında Fatih Sultan Mehmed’le ilgili bütün eserler, sonuçta Fetih’le de ilgilidir. Fakat başlığında Fetih kavramının kullanıldığı kitaplar, özel bir vurgu taşıdığı için daha bir öne çıkmıştır ve bibliyografyamızın konusu da bunlarla sınırlandırılmıştır.</p>
<p><o:p><strong> </strong></o:p><strong>TARİH KİTAPLARI<o:p></o:p></strong></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>Târîh-i Ebü’l-Feth</strong>: Tursun Bey, Haz. A. Mertol Tulum, İstanbul Fetih Cemiyeti Y., İstanbul, 1977, XXXII+272 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">İstanbul’un fethiyle ilgili temel kaynaklardan biridir. Tursun Bey, dönemin Osmanlı tarihçilerindendir. Eserin künyesini verdiğimiz, emek sarf edilerek hazırlanmış Tulum neşrinin yanı sıra daha popüler [sadeleştirilmiş] bir neşri de vardır: <em>Fatih’in Tarihi</em>, Haz. Ahmet Tezbaşar, Tercüman 1000 Temel Eser Y., İstanbul 1973?, 198 s.</p>
<p><o:p> </o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>İstanbul’un Fethi ve Fatih</strong>: Hüseyin Algül, Marifet Y., İstanbul 1981, 200+16 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Algül, bir İslâm tarihçisidir. Bu eserinde de daha önceki eserlerinde tarihçi tutumundan taviz vermeden kolay okunabilen bir çalışma ortaya koymuştur. Bu eseriyle konuyu efradını câmi, ağyârını mâni bir biçimde ortaya koymuştur.</p>
<p><o:p><strong> </strong></o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>İstanbul’un Fetih Günlüğü</strong>: Mahmut Ak – Fahamettin Başar, TATAV Y., İstanbul 2003, VIII+159 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Fethin kronolojik tarihçesi olan bu eser, bir el kitabı olarak yararlanılabilecek pratik bir kaynaktır. Eserin bir diğer baskısı daha vardır: <em>Gün Gün İstanbul’un Fethi:</em> Deniz Y., İstanbul 2006.</p>
<p><o:p> </o:p><strong>YABANCI MÜELLİFLERE AİT KİTAPLAR<o:p></o:p></strong></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>Şehir Düştü! / Bizanslı Tarihçi Francis’den İstanbul’un Fethi: </strong>Yeorgios Francis, Çev. Kriton Dinçmen, İletişim Y., 3. b., İstanbul 1993, 101+3 s.+1 Harita (Eski Yun.dan: <em>Corpus Scriptorum Historiare Byzantinae</em>).</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Bizce bir ‘fetih’ olan İstanbul’un Osmanlılar’a geçişi, karşı tarafça elbette şehrin düşüşüdür. Francis, fethi bizzat gözlemleyerek yazmış; bir yandan tanıklık yaparken diğer yandan da duygularını dile getirmiştir. Kitap bir nevi kabullenilmiş bir yenilgiyi ve fakat direnmeden ve savaşmadan şehri teslim etmeyi kendine yakıştıramayan tarafın hâletiruhiyesini yansıtır.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Mütercim Dinçmen, eserde İslâm’a ağır hakaret cümleleri içeren bir bölümü tercüme etmemiştir. Tercüme, İletişim Yayınları İstanbul Dizisinin dokuzuncu kitabıdır.</p>
<p><o:p> </o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>Kostantiniyye Muhasarası Ruznâmesi 1453</strong>, Nicolo Barbaro, Çev. Ş. Talip Diler, İstanbul Fetih Cemiyeti Y., 2. b., İstanbul 1976, 78 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Barbaro’nun kitabı da Francis’in kitabıyla birlikte düşünülebilecek bir eserdir. Kitabın yeni bir tercümesi de yayınlanmıştır:<em> 1453 Kostantinopl Kuşatma Güncesi</em>: Nicolo Barbaro, Çev. Yurdakul Fincancıoğlu, Büke Kitapları Y., 2. b., İstanbul 2005, 83 s.</p>
<p><o:p> </o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>Târîh-i Sultan Mehmed Hân-ı Sânî</strong>: Kritovulos, Çev. Karolidi, Sadl. ve notlar: Muzaffer Gökman, Kitapçılık Ltd. Ş.ti Y., İstanbul 1967, 252 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Müellif XV. yüzyılda yaşamıştır. Dolayısıyla Feth’in gerçekleştiği yüzyılın şahsiyetlerindendir.</p>
<p><o:p> </o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>İstanbul’un Fethi</strong>: Agostino Pertusi, Tercüme ve tekmil: Mahmut H. Şakiroğlu, İstanbul Fetih Cemiyeti Y. 1. b, İstanbul 2006, XV+390 s. [<st1:personname ProductID="La Caduta" w:st="on"><em>La Caduta</em></st1:personname><em> di Costantinopoli</em>].</p>
<p><o:p> </o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>İstanbul Düştü Ben Hâlâ Hayatta mıyım? / Bir Fethin Anatomisi</strong>: Gustave Leon Schlumberger (1844-1929), Çev. Hamdi Varoğlu, Kaknüs Y., 1. b., İstanbul 2005, 344 s.</p>
<p><o:p> </o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>Konstantinopolis Düştü</strong>: Steven Runciman, Çev. Derin Türkömer, Doğan Kitap Y., 4. b.,<span>  </span>İstanbul 2005,<span>  </span>236 s. [<em>The Fall of Constantinople</em>].</p>
<p><o:p> </o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>Fetihten Önce Fetihten Sonra</strong>: Paul Wittek vd., Gelenek Y., 1. b., İstanbul 2003, 192 s.</p>
<p><o:p> </o:p><strong>EDEBÎ ÜRÜNLER - ANTOLOJİLER<o:p></o:p></strong><o:p><strong> </strong></o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>Büyük Fetih</strong>: Nurettin Topçu, Yay. Haz. Ezel Erverdi – İsmail Kara, Dergâh Y., 4. b., İstanbul 2003, 104 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">İlk baskısı 1962’de yapılan <em>Büyük Fetih</em>, bu son baskısında konuyla ilgili ve daha önceki baskılarda yer almayan ilâveler ihtiva eder. Nurettin Topçu’nun tefekkür ürünü edebî üslûbuyla fethin manevî yönüne ağırlık verdiği bu kitabını, İstanbul’un fethiyle ilgili en özgün eserlerden biri saymalıyız. Topçu bu eserinde “fethin felsefesi”ni de incelemiştir. Bunların dışında kitap ağırlıklı olarak II. Mehmed’i “Fatih” yapan ilgi çekici şahsiyetini işleyen yazılar toplamından oluşuyor.</p>
<p><o:p><strong> </strong></o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>Kuruluş ve Fetih Destanı</strong>: Cahit Tanyol, Pozitif Y., 2. b., İstanbul 2004, 101 s..</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Eser, manzum ve mensur bir çalışmadır. Tanyol, kendisiyle yapılan bir röportajda <em>Destan</em>’ın “toplumbilimci yanının şiire yansıması” olduğunu söylemiştir. Ayrıca; “Dikkat edilirse Destan’ın bütününde egemen olan iki temel fikir var: Birincisi, Anadolu’nun Türkleşmesi ve Türk vatanı oluşu… Bunun tarihsel ve kalıcı olması için İstanbul’un fethi zorunluydu. Çünkü İstanbul Anadolu’nun kilidi ve Balkanlara çıkışın kapısı idi. Fatih, İstanbul’u almakla sadece büyük bir imparatorluğun değil, bir dünya devleti modelinin temelini atıyordu.” diyerek eserinin sebeb-i telifini de vurgulamıştır. <span style="font-size: 10pt">(Bk. Hüseyin Durukan, “Farklı Bir Fetih Destanı”, <em>Mostar</em>, Mayıs 2005, S. 3, s. 75-76)</span>.</p>
<p><o:p> </o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>İstanbul’un Fethi</strong>: Mahmut Öztürk, MEB. Y., 2. b., Ankara 2004, 118 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Fethi bir tiyatro oyunu olarak canlandıran bu çalışma Millî Eğitim Bakanlığı öğretmenler arası ödüllü kitap yarışması Tiyatro Dalı Üçüncülük Ödülünü kazanmıştır.</p>
<p><o:p><strong> </strong></o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>Türk Şiirinde Fâtih Sultan Mehmet ve İstanbul’un Fethi</strong>: Nurullah Çetin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Y., İstanbul 2005, 240 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Cumhuriyet dönemi Türk şiirinde Fâtih ve Fetih konulu şiirler, daha önceki yüzyıllara nazaran çok daha fazla yazılmıştır. Bunu apayan gösteren çalışmalardan biri de Nurullah Çetin’in bu çalışmasıdır. Tanzimat’tan Cumhuriyet’e kadarki dönemde dokuz şairin konuyla ilgili şiiri tespit edilmişken, Cumhuriyet döneminde bu sayının Tanzimat sonrasıyla kıyaslanamayacak oranda arttığı görülür. Tanzimat öncesinde ise şairlerin bu konuya neredeyse hiç ilgi göstermedikleri söylenebilir.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt" class="MsoNormal">Çetin’in çalışması Cumhuriyet dönemi şairlerinin konuyla ilgili şiirlerini derlemesi açısından en geniş kaynaktır denilebilir. Araştırmacı, ayrıca İstanbul’un fethi konulu destanları da son bir bölümde toplamıştır.</p>
<p><o:p> </o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>İstanbul ve Fetih Şiirleri Antolojisi</strong>: Feyzi Halıcı, Y.evi yok, Konya?, 1953, 79 s.</p>
<p><o:p><strong> </strong></o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>Fatih’e ve Feth’e Şiirler</strong>: M. Erk Yurtsever, Öğrenciler Arası Fetih Yıllarını Aydınlatma Dergisi Y., İstanbul 1953, 32 s.</p>
<p><o:p> </o:p><strong>Türk Edebiyatında İstanbul’un Fethi</strong>: Kâzım Yetiş (Ed.), Kitabevi Y., İstanbul 2005, 651 s.<em><o:p></o:p></em><o:p> </o:p><strong>SEMPOZYUM KİTAPLARI<em><o:p></o:p></em></strong><o:p> </o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>Fetih, Fatih ve İstanbul / Sempozyum Bildirileri: </strong>Seha Neşriyat, İstanbul 1992, 136 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Merhum Es’ad Çoşan önderliğinde Hakyol Vakfı ve İLKSAV Tarih Enstitüsü’nce 29 Mayıs 1990, 1991 ve 1992 tarihlerinde düzenlenen üç ayrı sempozyuma sunulan bildirilerin yer aldığı bu kitap bir İstanbul tarihi çalışmasıdır.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">İçinde M. Es’ad Coşan, Ali Rıza Demircan, Ali Rıza Temel, Selçuk Eraydın, İsmail L. Çakan, Cahid Baltacı, İsmail Yiğit, Mustafa Yazgan, Mehmet Serhan Tayşi, Akif İnan, Hüsrev Subaşı ve Coşkun Yılmaz’ın bildirileri yer alıyor.</p>
<p><o:p> </o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>İstanbul’un Fethi’nin 550. Yılında Fetihçilik ve Uygarlık Bilinci: Panel/Forum</strong>: Yıldız Uysal (Ed.), Yay. Haz. Hasan Cevat Özdil, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Y., 1. b., İstanbul 2003, 55 s.</p>
<p><o:p> </o:p><strong>İSTANBUL ARMAĞANLARI<o:p></o:p></strong></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>İstanbul Armağanı/ 1. cilt: Fetih ve Fatih</strong>: İstanbul B.Ş. Belediyesi KİDY., İstanbul 1995, 322 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>İstanbul’un Fethi’nin 550. Yılı Anı Kitabı</strong>: Esin Kâhya – Ayten Aydın, Y.evi yok, Ankara 2004, V+146 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>Fatih: İlk İstanbul</strong>: Edhem Ruhi Öneş (Koord.), Fatih Belediyesi Y., İstanbul, T.siz, 192 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">İstanbul’un Fethi denince ilk akla gelen semt elbette Fatih semtidir. Dolayısıyla Fatih semti için “İlk İstanbul” nitelemesinin kullanılması isabetlidir. Elbette bu semti tanımak Fethin daha bir nüfuz etmek anlamına gelecektir. E. R. Öneş’in koordinatörlüğünde, Sema Göncüoğlu, Suphi Saatçi, Ali Dost Ertuğrul, Müfit Yüksel, Ayşe Yivlik Neftçi ve Aras Neftçi’nin katkılarıyla kotarılan eser, bir armağan - albüm kitabı görünümündedir.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Fatih semtini mimarî eserleri üç grupta toplayarak tanıtan kitapta önce “Bizans Eserleri”, peşinden “Ekalliyet Eserleri”, ve üçüncü olarak da “Osmanlı Eserleri” ayrıntılı bir biçimde alınmıştır. Renkli resimli ve kuşe kâğıda basılmış eserde Osmanlı dinî yapılarının dışında çeşme, sebil, hamam, kütüphane, sübyan mektepleri, kuş evleri, güneş saatleri ve ünlü ziyaretgâhlar resmigeçit yapıyor.</p>
<p><o:p> </o:p><strong>KUR’AN ve FETİH<o:p></o:p></strong></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>Sure-i Feth’in Türkçe Tefsiri / İtilâyi İslâm ile İstanbul’un Tarihçesi</strong>: Ömer Nasuhî Bilmen, Bilmen Y., 2. b., İstanbul 1972, 336 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">İlk baskısı 1953’te yapılan bu eser, asıl olarak Kur’an’daki Fetih Sûresi’nin tefsiridir. Madem ki İstanbul’un Fethi İslâm’ı yüceltmiştir; o hâlde sûrenin tefsiri İstanbul’un fethiyle bir arada ele alınabilir. Eski Diyanet İşleri Başkanlarından ve bir Kur’an tefsiri de hazırlamış bulunan Bilmen’in bu çalışması sanırız bu düşüncenin bir ürünüdür.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Eserin yeni baskıları da yapılmıştır: <em>İstanbul Tarihçesi ve Sure-i Fetih Tefsiri</em>, Gelenek Y., İstanbul 2003, 185 s.</p>
<p><o:p> </o:p><o:p> </o:p><strong>BİR ALBÜM<o:p></o:p></strong></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>Fetih Albümü</strong>: Tarih ve Tabiat Vakfı (TATAV) Y., İstanbul 2003, XII+84 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">İstanbul’un Fethinin 550. Yılı Hatırasına hazırlanmıştır.</p>
<p><o:p> </o:p><strong>LİSTE<em><o:p></o:p></em></strong><o:p> </o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Arıt, Fikret, <em>İstanbul’un Fethi</em>, Yalçın Ofset Y., İstanbul 1976, 32 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Aydın, Erdoğan, <em>Fatih ve Fetih / Mitler ve Gerçekler</em>, Doruk Y., Ankara 1997, XIV+257+16 s.; Çağ Pazarlama Y., 4. b., İstanbul 2000, 357 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Çambel, Hasan Cemil, <em>İstanbul’un Fethi</em>, Varoğlu Y., İstanbul 1947.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Deleon, Jak, <em>Balat ve Çevresi / İstanbul’un Fethi ve Haliç Semtlerig</em>, Remzi K.evi Y., 3. b., İstanbul 1999, 231 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Dirimtekin, Feridun, <em>İstanbul’un Fethi</em>, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu Y., İstanbul 1976; Gelenek Y., 2. b., İstanbul 2004, 324+4 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Ertan, Veli, <em>İstanbul’un Fethi ve Fatih Sultan Mehmed’in Şahsiyeti</em>, Y.evi yok, Konya 1970.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><em>Fatih ve Fetih</em>, İstanbul B.Ş. Belediyesi Y., İstanbul 2005?, 63 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><em>Fatih ve İstanbul’un Fethi</em>, MEB. Y., Ankara 1953?, 24+14 s. [Resimli].</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Gökman, Muzaffer, <em>Fatih İstanbul Kapılarında: Yabancı Gözü ile İstanbul’un Fethi</em>, Eğitim-Öğrenci Y., 1.b b., İstanbul 1976, 238 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Gürel, Şevket, <em>İstanbul’daki Eshâb-ı Kirâm, İstanbul Evliyaları ve Fetih Şehidleri</em>, İstanbul’daki Tarihî Türbe ve Mescidler İmar Vakfı Y., İstanbul 1988, 248+9 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Karataş, Fatma, <em>Fatih ve İstanbul’un Fethi</em>, Özyürek Y., İstanbul 1955 40 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Kazankaya, Hasan, <em>İstanbul’un Fethi ve Fethin Karanlık Noktaları</em>, Y.evi yok, 1. b., 2 cilt.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Kıvılcımlı, Hikmet, <em>Fetih ve Medeniyet</em>, Y.evi yok, İstanbul 1953, 31 s.; Yol Y., 2. b., İstanbul 1980, 39 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Kirazoğlu, Ömer, <em>İslâmiyet, Fâtih ve Fetih Camii Ayasofya</em>, Y. Evi yok, Konya 1966, 32 s.; Şelale Y., İstanbul 1979?, 79 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Midhat Sertoğlu, <em>Peygamberin Müjdelediği Fetih ve Fâtih</em>, &gt;Tercüman Y., İstanbul 1986, 93 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Par, Arif Hikmet, <em>İstanbul’un Fethi Destanı</em>, Y.evi yok, İstanbul 1953, 95 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Sağman, Ali Rıza, <em>İstanbul’un Fethi Hakkında Enteresan Bir Fetva</em>, Y.evi yok, İstanbul 1957?, 32 s. [<em>Fatih İstanbul’u Ne Şekilde Aldı</em> adlı eserin zeylidir.]</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Tezçakar Bostan, Behice, <em>Dahi Fatih’in Muhteşem<span>  </span>Fethi</em>, Timaş Y., İstanbul 2007.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Tülbentçi, Feridun Fazıl, <em>İstanbul’un Fethi</em>, İnkılâp ve Aka K.evleri Y., İstanbul 1977, 422 s.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Uluboy, Necdet, <em>Osmanlı Türkleri Tarafından İstanbul’un Fethi</em>, Y.evi yok, İstanbul 1945, 46 s. [136 Sayılı Askerî Mecmua’ya ektir.]</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Uslu, Mustafa, <em>Fatih Sultan Mehmet ve İstanbul’un Fethi</em>, Papatya Y., İstanbul 2006.</p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Yazgan, Mustafa, <em>İstanbul’un Fethi’nin 527’inci Yılında Gökdevlet’den Bugüne</em>, Y.evi yok., Ankara 1980?.</p>
<p><o:p> </o:p><strong>BİBLİYOGRAFİK MALZEME<o:p></o:p></strong></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong>İstanbul, Fâtih, Fetih ve Fâtih Devri Hakkında Yazılmış Kitaplar Bibliyografyası (Bir Deneme)</strong>: İsmet Binark – Nejat Sefercioğlu, İstanbul Fetih Cemiyeti Y., İstanbul 1977, 119 s.</p>
<p><o:p> </o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">Mercanlıgil, M. D. – Sami Nabi Özerdim, “Fethin 500. Yıldönümü Dolayısıyla Çıkan Eserler”, <em>TTK Belleten</em>, c. XVII, Temmuz 1953, S. 67, s. 413-428.</p>
<p></font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">İstanbul’un Fethi, yerli ve yabancı birçok müellif tarafından ilgi gösterilmiş bir konudur. Fetih’le ilgili kaynakları tasnif etmeye çalıştığımızda karşımıza öncelikle konuyu tarihî bir olay olarak ele alan ciddî ve ağırbaşlı tarih kitapları karşımıza çıkar. Bu kitaplar, daha çok Osmanlı tarihini bir bütün olarak ele alan ve İstanbul’un Fethi’ne de dolayısıyla yer veren kaynaklardır. Fethin Batıda uyandırdığı yankıyla doğru orantılı olarak yabancı müelliflerce sırf İstanbul’un Fethi’ni konu alan çok daha fazla kitap yazılmış görünmektedir.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Türkçede Fethin uyandırdığı coşku sebebiyle konuya edebî bir üslûpla ele alan eserler daha fazla yazılmıştır diyebiliriz. Sempozyum ve armağan kitapları, albümler de Türkçedeki Fetih kitapları birikimine dâhildir. En sonda verdiğimiz ve yetmişli yıllarda hazırlanmış bir bibliyografya dışında Fetih üzerinde kapsamlı bir bibliyografya çalışması yapılmamış görünmektedir. Söz konusu bibliyografya da sadece fetih konulu kitapları ihtiva etmektedir. Bu sebeple kapsamlı bir “Fetih Bibliyografyası” hazırlanması gerekir.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Çalışmamız, Fetih kitapları için bir <em>iftitah</em> hükmündedir. Açıklamalı-mini bibliyografyamız tarih kitapları, yabancı müelliflere ait kitaplar, edebî ürünler-antolojiler, sempozyum kitapları, İstanbul armağanları, Kur’an ve Fetih, Albüm, Liste ve Bibliyografik Malzeme başlıklı bölümcüklerden oluşmaktadır.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Başlığında “Fetih” kavramının kullanılmadığı eserler bibliyografyaya alınmamıştır. Aslında Fatih Sultan Mehmed’le ilgili bütün eserler, sonuçta Fetih’le de ilgilidir. Fakat başlığında Fetih kavramının kullanıldığı kitaplar, özel bir vurgu taşıdığı için daha bir öne çıkmıştır ve bibliyografyamızın konusu da bunlarla sınırlandırılmıştır.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p><strong><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></strong><strong><font face="Times New Roman">TARİH KİTAPLARI<o:p></o:p></font></strong></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>Târîh-i Ebü’l-Feth</strong>: Tursun Bey, Haz. A. Mertol Tulum, İstanbul Fetih Cemiyeti Y., İstanbul, 1977, XXXII+272 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">İstanbul’un fethiyle ilgili temel kaynaklardan biridir. Tursun Bey, dönemin Osmanlı tarihçilerindendir. Eserin künyesini verdiğimiz, emek sarf edilerek hazırlanmış Tulum neşrinin yanı sıra daha popüler [sadeleştirilmiş] bir neşri de vardır: <em>Fatih’in Tarihi</em>, Haz. Ahmet Tezbaşar, Tercüman 1000 Temel Eser Y., İstanbul 1973?, 198 s.</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>İstanbul’un Fethi ve Fatih</strong>: Hüseyin Algül, Marifet Y., İstanbul 1981, 200+16 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Algül, bir İslâm tarihçisidir. Bu eserinde de daha önceki eserlerinde tarihçi tutumundan taviz vermeden kolay okunabilen bir çalışma ortaya koymuştur. Bu eseriyle konuyu efradını câmi, ağyârını mâni bir biçimde ortaya koymuştur.</font></p>
<p><strong><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></strong></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>İstanbul’un Fetih Günlüğü</strong>: Mahmut Ak – Fahamettin Başar, TATAV Y., İstanbul 2003, VIII+159 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Fethin kronolojik tarihçesi olan bu eser, bir el kitabı olarak yararlanılabilecek pratik bir kaynaktır. Eserin bir diğer baskısı daha vardır: <em>Gün Gün İstanbul’un Fethi:</em> Deniz Y., İstanbul 2006.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p><strong><font face="Times New Roman">YABANCI MÜELLİFLERE AİT KİTAPLAR<o:p></o:p></font></strong></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>Şehir Düştü! / Bizanslı Tarihçi Francis’den İstanbul’un Fethi: </strong>Yeorgios Francis, Çev. Kriton Dinçmen, İletişim Y., 3. b., İstanbul 1993, 101+3 s.+1 Harita (Eski Yun.dan: <em>Corpus Scriptorum Historiare Byzantinae</em>).</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Bizce bir ‘fetih’ olan İstanbul’un Osmanlılar’a geçişi, karşı tarafça elbette şehrin düşüşüdür. Francis, fethi bizzat gözlemleyerek yazmış; bir yandan tanıklık yaparken diğer yandan da duygularını dile getirmiştir. Kitap bir nevi kabullenilmiş bir yenilgiyi ve fakat direnmeden ve savaşmadan şehri teslim etmeyi kendine yakıştıramayan tarafın hâletiruhiyesini yansıtır.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Mütercim Dinçmen, eserde İslâm’a ağır hakaret cümleleri içeren bir bölümü tercüme etmemiştir. Tercüme, İletişim Yayınları İstanbul Dizisinin dokuzuncu kitabıdır.</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>Kostantiniyye Muhasarası Ruznâmesi 1453</strong>, Nicolo Barbaro, Çev. Ş. Talip Diler, İstanbul Fetih Cemiyeti Y., 2. b., İstanbul 1976, 78 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Barbaro’nun kitabı da Francis’in kitabıyla birlikte düşünülebilecek bir eserdir. Kitabın yeni bir tercümesi de yayınlanmıştır:<em> 1453 Kostantinopl Kuşatma Güncesi</em>: Nicolo Barbaro, Çev. Yurdakul Fincancıoğlu, Büke Kitapları Y., 2. b., İstanbul 2005, 83 s.</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>Târîh-i Sultan Mehmed Hân-ı Sânî</strong>: Kritovulos, Çev. Karolidi, Sadl. ve notlar: Muzaffer Gökman, Kitapçılık Ltd. Ş.ti Y., İstanbul 1967, 252 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Müellif XV. yüzyılda yaşamıştır. Dolayısıyla Feth’in gerçekleştiği yüzyılın şahsiyetlerindendir. </font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>İstanbul’un Fethi</strong>: Agostino Pertusi, Tercüme ve tekmil: Mahmut H. Şakiroğlu, İstanbul Fetih Cemiyeti Y. 1. b, İstanbul 2006, XV+390 s. [<st1:personname ProductID="La Caduta" w:st="on"><em>La Caduta</em></st1:personname><em> di Costantinopoli</em>].</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>İstanbul Düştü Ben Hâlâ Hayatta mıyım? / Bir Fethin Anatomisi</strong>: Gustave Leon Schlumberger (1844-1929), Çev. Hamdi Varoğlu, Kaknüs Y., 1. b., İstanbul 2005, 344 s.</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>Konstantinopolis Düştü</strong>: Steven Runciman, Çev. Derin Türkömer, Doğan Kitap Y., 4. b.,<span>  </span>İstanbul 2005,<span>  </span>236 s. [<em>The Fall of Constantinople</em>].</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>Fetihten Önce Fetihten Sonra</strong>: Paul Wittek vd., Gelenek Y., 1. b., İstanbul 2003, 192 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p><strong><font face="Times New Roman">EDEBÎ ÜRÜNLER - ANTOLOJİLER<o:p></o:p></font></strong><strong><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></strong></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>Büyük Fetih</strong>: Nurettin Topçu, Yay. Haz. Ezel Erverdi – İsmail Kara, Dergâh Y., 4. b., İstanbul 2003, 104 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">İlk baskısı 1962’de yapılan <em>Büyük Fetih</em>, bu son baskısında konuyla ilgili ve daha önceki baskılarda yer almayan ilâveler ihtiva eder. Nurettin Topçu’nun tefekkür ürünü edebî üslûbuyla fethin manevî yönüne ağırlık verdiği bu kitabını, İstanbul’un fethiyle ilgili en özgün eserlerden biri saymalıyız. Topçu bu eserinde “fethin felsefesi”ni de incelemiştir. Bunların dışında kitap ağırlıklı olarak II. Mehmed’i “Fatih” yapan ilgi çekici şahsiyetini işleyen yazılar toplamından oluşuyor.</font></p>
<p><strong><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></strong></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>Kuruluş ve Fetih Destanı</strong>: Cahit Tanyol, Pozitif Y., 2. b., İstanbul 2004, 101 s.. </font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Eser, manzum ve mensur bir çalışmadır. Tanyol, kendisiyle yapılan bir röportajda <em>Destan</em>’ın “toplumbilimci yanının şiire yansıması” olduğunu söylemiştir. Ayrıca; “Dikkat edilirse Destan’ın bütününde egemen olan iki temel fikir var: Birincisi, Anadolu’nun Türkleşmesi ve Türk vatanı oluşu… Bunun tarihsel ve kalıcı olması için İstanbul’un fethi zorunluydu. Çünkü İstanbul Anadolu’nun kilidi ve Balkanlara çıkışın kapısı idi. Fatih, İstanbul’u almakla sadece büyük bir imparatorluğun değil, bir dünya devleti modelinin temelini atıyordu.” diyerek eserinin sebeb-i telifini de vurgulamıştır. <span style="font-size: 10pt">(Bk. Hüseyin Durukan, “Farklı Bir Fetih Destanı”, <em>Mostar</em>, Mayıs 2005, S. 3, s. 75-76)</span>.</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>İstanbul’un Fethi</strong>: Mahmut Öztürk, MEB. Y., 2. b., Ankara 2004, 118 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Fethi bir tiyatro oyunu olarak canlandıran bu çalışma Millî Eğitim Bakanlığı öğretmenler arası ödüllü kitap yarışması Tiyatro Dalı Üçüncülük Ödülünü kazanmıştır.</font></p>
<p><strong><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></strong></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>Türk Şiirinde Fâtih Sultan Mehmet ve İstanbul’un Fethi</strong>: Nurullah Çetin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Y., İstanbul 2005, 240 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Cumhuriyet dönemi Türk şiirinde Fâtih ve Fetih konulu şiirler, daha önceki yüzyıllara nazaran çok daha fazla yazılmıştır. Bunu apayan gösteren çalışmalardan biri de Nurullah Çetin’in bu çalışmasıdır. Tanzimat’tan Cumhuriyet’e kadarki dönemde dokuz şairin konuyla ilgili şiiri tespit edilmişken, Cumhuriyet döneminde bu sayının Tanzimat sonrasıyla kıyaslanamayacak oranda arttığı görülür. Tanzimat öncesinde ise şairlerin bu konuya neredeyse hiç ilgi göstermedikleri söylenebilir.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Çetin’in çalışması Cumhuriyet dönemi şairlerinin konuyla ilgili şiirlerini derlemesi açısından en geniş kaynaktır denilebilir. Araştırmacı, ayrıca İstanbul’un fethi konulu destanları da son bir bölümde toplamıştır.</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>İstanbul ve Fetih Şiirleri Antolojisi</strong>: Feyzi Halıcı, Y.evi yok, Konya?, 1953, 79 s.</font></p>
<p><strong><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></strong></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>Fatih’e ve Feth’e Şiirler</strong>: M. Erk Yurtsever, Öğrenciler Arası Fetih Yıllarını Aydınlatma Dergisi Y., İstanbul 1953, 32 s.</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p><font face="Times New Roman"><strong>Türk Edebiyatında İstanbul’un Fethi</strong>: Kâzım Yetiş (Ed.), Kitabevi Y., İstanbul 2005, 651</font><font face="Times New Roman"> s.<em><o:p></o:p></em></font><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p><o:p></o:p><strong><font face="Times New Roman">SEMPOZYUM KİTAPLARI<em><o:p></o:p></em></font></strong><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>Fetih, Fatih ve İstanbul / Sempozyum Bildirileri: </strong>Seha Neşriyat, İstanbul 1992, 136 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Merhum Es’ad Çoşan önderliğinde Hakyol Vakfı ve İLKSAV Tarih Enstitüsü’nce 29 Mayıs 1990, 1991 ve 1992 tarihlerinde düzenlenen üç ayrı sempozyuma sunulan bildirilerin yer aldığı bu kitap bir İstanbul tarihi çalışmasıdır.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">İçinde M. Es’ad Coşan, Ali Rıza Demircan, Ali Rıza Temel, Selçuk Eraydın, İsmail L. Çakan, Cahid Baltacı, İsmail Yiğit, Mustafa Yazgan, Mehmet Serhan Tayşi, Akif İnan, Hüsrev Subaşı ve Coşkun Yılmaz’ın bildirileri yer alıyor.</font></p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>İstanbul’un Fethi’nin 550. Yılında Fetihçilik ve Uygarlık Bilinci: Panel/Forum</strong>: Yıldız Uysal (Ed.), Yay. Haz. Hasan Cevat Özdil, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Y., 1. b., İstanbul 2003, 55 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p><strong><font face="Times New Roman">İSTANBUL ARMAĞANLARI<o:p></o:p></font></strong></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>İstanbul Armağanı/ 1. cilt: Fetih ve Fatih</strong>: İstanbul B.Ş. Belediyesi KİDY., İstanbul 1995, 322 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>İstanbul’un Fethi’nin 550. Yılı Anı Kitabı</strong>: Esin Kâhya – Ayten Aydın, Y.evi yok, Ankara 2004, V+146 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>Fatih: İlk İstanbul</strong>: Edhem Ruhi Öneş (Koord.), Fatih Belediyesi Y., İstanbul, T.siz, 192 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">İstanbul’un Fethi denince ilk akla gelen semt elbette Fatih semtidir. Dolayısıyla Fatih semti için “İlk İstanbul” nitelemesinin kullanılması isabetlidir. Elbette bu semti tanımak Fethin daha bir nüfuz etmek anlamına gelecektir. E. R. Öneş’in koordinatörlüğünde, Sema Göncüoğlu, Suphi Saatçi, Ali Dost Ertuğrul, Müfit Yüksel, Ayşe Yivlik Neftçi ve Aras Neftçi’nin katkılarıyla kotarılan eser, bir armağan - albüm kitabı görünümündedir.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Fatih semtini mimarî eserleri üç grupta toplayarak tanıtan kitapta önce “Bizans Eserleri”, peşinden “Ekalliyet Eserleri”, ve üçüncü olarak da “Osmanlı Eserleri” ayrıntılı bir biçimde alınmıştır. Renkli resimli ve kuşe kâğıda basılmış eserde Osmanlı dinî yapılarının dışında çeşme, sebil, hamam, kütüphane, sübyan mektepleri, kuş evleri, güneş saatleri ve ünlü ziyaretgâhlar resmigeçit yapıyor.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p><strong><font face="Times New Roman">KUR’AN ve FETİH<o:p></o:p></font></strong></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>Sure-i Feth’in Türkçe Tefsiri / İtilâyi İslâm ile İstanbul’un Tarihçesi</strong>: Ömer Nasuhî Bilmen, Bilmen Y., 2. b., İstanbul 1972, 336 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">İlk baskısı 1953’te yapılan bu eser, asıl olarak Kur’an’daki Fetih Sûresi’nin tefsiridir. Madem ki İstanbul’un Fethi İslâm’ı yüceltmiştir; o hâlde sûrenin tefsiri İstanbul’un fethiyle bir arada ele alınabilir. Eski Diyanet İşleri Başkanlarından ve bir Kur’an tefsiri de hazırlamış bulunan Bilmen’in bu çalışması sanırız bu düşüncenin bir ürünüdür.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Eserin yeni baskıları da yapılmıştır: <em>İstanbul Tarihçesi ve Sure-i Fetih Tefsiri</em>, Gelenek Y., İstanbul 2003, 185 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p><strong><font face="Times New Roman">BİR ALBÜM<o:p></o:p></font></strong></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>Fetih Albümü</strong>: Tarih ve Tabiat Vakfı (TATAV) Y., İstanbul 2003, XII+84 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">İstanbul’un Fethinin 550. Yılı Hatırasına hazırlanmıştır.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p><strong><font face="Times New Roman">LİSTE<em><o:p></o:p></em></font></strong><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Arıt, Fikret, <em>İstanbul’un Fethi</em>, Yalçın Ofset Y., İstanbul 1976, 32 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Aydın, Erdoğan, <em>Fatih ve Fetih / Mitler ve Gerçekler</em>, Doruk Y., Ankara 1997, XIV+257+16 s.; Çağ Pazarlama Y., 4. b., İstanbul 2000, 357 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Çambel, Hasan Cemil, <em>İstanbul’un Fethi</em>, Varoğlu Y., İstanbul 1947.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Deleon, Jak, <em>Balat ve Çevresi / İstanbul’un Fethi ve Haliç Semtlerig</em>, Remzi K.evi Y., 3. b., İstanbul 1999, 231 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Dirimtekin, Feridun, <em>İstanbul’un Fethi</em>, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu Y., İstanbul 1976; Gelenek Y., 2. b., İstanbul 2004, 324+4 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Ertan, Veli, <em>İstanbul’un Fethi ve Fatih Sultan Mehmed’in Şahsiyeti</em>, Y.evi yok, Konya 1970.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><em>Fatih ve Fetih</em>, İstanbul B.Ş. Belediyesi Y., İstanbul 2005?, 63 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><em>Fatih ve İstanbul’un Fethi</em>, MEB. Y., Ankara 1953?, 24+14 s. [Resimli].</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Gökman, Muzaffer, <em>Fatih İstanbul Kapılarında: Yabancı Gözü ile İstanbul’un Fethi</em>, Eğitim-Öğrenci Y., 1.b b., İstanbul 1976, 238 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Gürel, Şevket, <em>İstanbul’daki Eshâb-ı Kirâm, İstanbul Evliyaları ve Fetih Şehidleri</em>, İstanbul’daki Tarihî Türbe ve Mescidler İmar Vakfı Y., İstanbul 1988, 248+9 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Karataş, Fatma, <em>Fatih ve İstanbul’un Fethi</em>, Özyürek Y., İstanbul 1955 40 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Kazankaya, Hasan, <em>İstanbul’un Fethi ve Fethin Karanlık Noktaları</em>, Y.evi yok, 1. b., 2 cilt.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Kıvılcımlı, Hikmet, <em>Fetih ve Medeniyet</em>, Y.evi yok, İstanbul 1953, 31 s.; Yol Y., 2. b., İstanbul 1980, 39 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Kirazoğlu, Ömer, <em>İslâmiyet, Fâtih ve Fetih Camii Ayasofya</em>, Y. Evi yok, Konya 1966, 32 s.; Şelale Y., İstanbul 1979?, 79 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Midhat Sertoğlu, <em>Peygamberin Müjdelediği Fetih ve Fâtih</em>, &gt;Tercüman Y., İstanbul 1986, 93 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Par, Arif Hikmet, <em>İstanbul’un Fethi Destanı</em>, Y.evi yok, İstanbul 1953, 95 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Sağman, Ali Rıza, <em>İstanbul’un Fethi Hakkında Enteresan Bir Fetva</em>, Y.evi yok, İstanbul 1957?, 32 s. [<em>Fatih İstanbul’u Ne Şekilde Aldı</em> adlı eserin zeylidir.]</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Tezçakar Bostan, Behice, <em>Dahi Fatih’in Muhteşem<span>  </span>Fethi</em>, Timaş Y., İstanbul 2007.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Tülbentçi, Feridun Fazıl, <em>İstanbul’un Fethi</em>, İnkılâp ve Aka K.evleri Y., İstanbul 1977, 422 s.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Uluboy, Necdet, <em>Osmanlı Türkleri Tarafından İstanbul’un Fethi</em>, Y.evi yok, İstanbul 1945, 46 s. [136 Sayılı Askerî Mecmua’ya ektir.]</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Uslu, Mustafa, <em>Fatih Sultan Mehmet ve İstanbul’un Fethi</em>, Papatya Y., İstanbul 2006.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Yazgan, Mustafa, <em>İstanbul’un Fethi’nin 527’inci Yılında Gökdevlet’den Bugüne</em>, Y.evi yok., Ankara 1980?.</font></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p><strong><font face="Times New Roman">BİBLİYOGRAFİK MALZEME<o:p></o:p></font></strong></p>
<p style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><strong>İstanbul, Fâtih, Fetih ve Fâtih Devri Hakkında Yazılmış Kitaplar Bibliyografyası (Bir Deneme)</strong>: İsmet Binark – Nejat Sefercioğlu, İstanbul Fetih Cemiyeti Y., İstanbul 1977, 119 s.</font><